Avusturya’nın başkenti Viyana’da yüzlerce Kürdistanlı ve dostları, Rojava’ya yönelik kuşatma ve saldırıları protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenledi. Heldenplatz’da bir araya gelen kitle, Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
Burada SPÖ milletvekili Sara Costa, siyasetçi Cuma Tak ve Kürdistan’ı Savun Platformu Eylem Komitesi üyesi Ahmet Zirek birer konuşma yaptı.
Rojava’nın hala kuşatma altında olmasının acilen uluslararası dayanışmayı gerektirdiğini belirten Sara Costa, şu ifadeleri kullandı:
SARA COSTA: ŞİDDETİN NORMALLEŞTİRİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ
“Bu sadece haklarını savunmakla ilgili değil, kararlar almakla ilgilidir. Rojava’da atılan bu adım, patriyarkal bir dünyada cesur bir adımdır. Bu adımın anlamı, özellikle kadınlara yönelik şiddette kendini gösteriyor. Ne yazık ki bu şiddet oldukça yaygın. Ancak bir şey açıktır: Kadınlar hakları için savaştığında ve hedef haline geldiklerinde, bu hepimize yapılmış bir saldırıdır. Bu, kadınların özgür ve kendi kararlarını alarak yaşayabilme fikrine yapılan bir saldırıdır. Ben bir sosyalist olarak, demokrasinin doğruluğuna ve uluslararası toplumun hayatları koruma sorumluluğuna inanıyorum. Eşitlik olmadan barış, gerçek bir barış değildir. Buradayız; çünkü şiddetin normalleşmesini kabul etmek istemiyoruz. Dünyanın giderek daha karmaşık ve şiddetli hale geldiği, azınlıkların güç ve karlarını korumaya çalıştığı bir dünyada, her zaman tüm yanıtlarımıza sahip olmayabiliriz. Ancak sessizlik bir alternatif değildir. İnsanlık, savaşın her zaman daha yüksek sesle duyulması gereken bir şeydir. Bugün burada yükselen her ses önemlidir. Uluslararası dayanışma kritik bir öneme sahiptir.”
CUMA TAK: ORTAK ÖRGÜT, ORTAK ORDU, ORTAK DİPLOMASİ OLUŞTURULMALI
Cuma Tak ise, Avrupa’daki tüm direnişleri selamlayarak, halkların özgürlük mücadelesinin gücüne dikkat çekti. Tak, “Kürdistan'da her şey direnişle kazanılır. Rojava'ya yönelik gerçekleşen saldırı, Paris'te yapılan uluslararası anlaşmanın kararıydı. Bunun planlayıcısı ve uygulayıcısı faşist TC devletidir. ‘Başûr'da yaptığımız hatayı Rojava'da yapmayacağız’ diyorlar. Kürtlerin dünyanın her tarafında birlik ruhuyla ayağa kalkması ve direnmesi, Kürt ulusal kongresinin toplanmasını bir zorunluluk haline getirmiştir. Bu kongreyle Kürtlerin kazanımları ortaklaştırılmalı ve savunulmalıdır. Ortak örgüt, ortak ordu, ortak diplomasi oluşturulmalı. Avrupa’nın dört bir yanında ayaklanan halkın direnişi, bize bir kez daha gösteriyor ki, özgürlük ve adalet için verilen mücadele sadece bir bölgenin değil, tüm insanlığın mücadelesidir. Rojava’nın kuşatma altında olması, sadece oradaki halkın meselesi değil; bu, tüm dünya halklarının ortak sorunudur” diyerek, uluslararası dayanışmanın önemini bir kez daha belirtti.
AHMET ZİREK: TOPLUMUN GÜCÜNDEN DAHA BÜYÜK BİR GÜÇ YOKTUR
Konuşmaların ardından kitle, “Gelê Kurd yek e” ve “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atarak Schwarzenbergplatz’a kadar yürüdü. Yürüyüş esnasında Rojava’daki durumu anlatan bildiriler dağıtıldı.
Yürüyüşün sonunda Kürdistan’ı Savun Platformu Eylem Komitesi adına Ahmet Zirek söz aldı. Zirek, dört parça Kürdistan’da ve Avrupa’nın her yerinde direnişi sahiplenen, ulusal birlik ruhuyla ayağa kalkarak direniş gösteren herkesi selamlayarak, “Paris'te uluslararası devletlerin Kürtler aleyhine aldıkları kararları tanımlayarak tarihin çöplüğüne attı. Bu da gösteriyor ki, halkların toplumsal gücünden daha büyük güç yoktur. Halkların toplumsal gücü, devletlerin gücünden daha büyüktür” dedi.
Rojava üzerindeki tehdit ve tehlikelerin bitmediğine işaret eden Zirek, “Serhildan Komitesi olarak halkımıza çağrımızdır. Rojava'ya yönelik herhangi bir saldırıda bugünkü birlik ruhuyla alanlara çıkmanızı bekliyoruz. Rojava bir statüye sahip olana kadar eylemliliklerimizi sürdürmeliyiz. Alanları terk etmeyeceğiz, biz varız ve hep var olacağız” diye konuştu.
Eylem, “Rojava, Rojhilat e, Kurdistan yek welat e” sloganlarıyla sona erdi.