13 milyar yaşındaki kara delik bilim dünyasını şaşkına çevirdi
Geçtiğimiz aylarda gözlemlenen bir kara delik, evrenin oluşumu hakkında bildiklerimizi yeniden sorgulamamıza neden oluyor
Geçtiğimiz aylarda gözlemlenen bir kara delik, evrenin oluşumu hakkında bildiklerimizi yeniden sorgulamamıza neden oluyor
James Webb Uzay Teleskobu’nun gözlemleri, evrenin henüz bebeklik çağında, neredeyse hiç yıldız barındırmayan bir galaksinin merkezinde Güneş’ten 50 milyon kat daha ağır bir kara deliğin var olduğunu ortaya koydu.
Cambridge Üniversitesi’nden Boyuan Liu ve ekibi, JWST verilerini incelerken yaklaşık 13 milyar yıl önceye ait sıra dışı bir gökada tespit etti: Abell 2744-QSO1. Bu sistemin en çarpıcı özelliği, merkezinde devasa bir kara delik bulunmasına rağmen neredeyse hiç yıldız içermemesi.
YILDIZSIZ AMA DEV KÜTLELİ
Gözlemlere göre Abell 2744-QSO1’in merkezindeki kara deliğin kütlesi, Güneş’in yaklaşık 50 milyon katı. Günümüz evreninde bu büyüklükteki kara delikler genellikle dev galaksilerin merkezinde yer alır ve çevrelerinde milyarlarca yıldız bulunur. Ancak burada tablo tersine dönmüş durumda: Kara delik var, galaksi ise neredeyse yok.
Araştırmacılar, gökadanın yıldız içeriğinin son derece zayıf olduğunu, çevresinin büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluştuğunu belirtiyor. Yani yıldızların üretmesi gereken ağır elementler henüz ortada yok. Bu da kara deliğin, yıldızlardan önce oluşmuş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
KARA DELİKLER GALAKSİLERDEN ÖNCE Mİ DOĞDU
Bu keşif, uzun süredir kabul gören bir varsayımı sarsıyor. Klasik modele göre galaksiler önce oluşur, ardından merkezlerindeki kara delikler yavaş yavaş büyür. Abell 2744-QSO1 ise bunun tersinin de mümkün olabileceğini gösteriyor: Önce kara delik, sonra galaksi.
Bilim insanları bu durumu açıklamak için birkaç olasılık üzerinde duruyor:
• Hızlı çöküş senaryosu: Erken evrende çok yoğun gaz bulutları, yıldızlara parçalanmadan doğrudan kara deliğe çökmüş olabilir.
• Aşırı hızlı büyüme: Kara delik, çevresindeki gazı olağanüstü bir hızla yutarak kısa sürede devasa boyutlara ulaşmış olabilir.
• İlksel (primordial) kara delikler: Büyük Patlama’nın hemen ardından oluşmuş, sonradan büyüyerek süper kütleli hale gelmiş kara delikler söz konusu olabilir.
Her üç senaryo da, kara deliklerin evrendeki rolünü yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.
Abell 2744-QSO1, evrenin henüz 700 milyon yaşındayken nasıl bir yer olduğuna dair nadir bir pencere açıyor. JWST’nin hassas kızılötesi gözlemleri sayesinde, astronomlar artık bu erken dönem “küçük kırmızı noktaları” yalnızca görmekle kalmıyor, içlerindeki kara deliklerin kütlelerini de doğrudan ölçebiliyor.
Bu da evrenin ilk galaksileri ve kara delikleri hakkında bildiklerimizin, önümüzdeki yıllarda köklü biçimde değişebileceği anlamına geliyor.