Mars’ta rüzgarlar tahmin edilenden çok daha güçlü
Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) çarşamba günü açıkladığı yeni bulgulara göre, Mars’taki rüzgarlar bilim insanlarının tahmin ettiğinden çok daha güçlü esiyor.
Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) çarşamba günü açıkladığı yeni bulgulara göre, Mars’taki rüzgarlar bilim insanlarının tahmin ettiğinden çok daha güçlü esiyor.
Mars Express ve ExoMars Trace Gas Orbiter (TGO) uzay araçlarının yirmi yıl boyunca topladığı görüntülerin analiziyle, gezegenin yüzeyinde binin üzerinde toz girdabı (dust devil) haritalandırıldı.
Araştırmacılar, bu 1.039 girdabın yönünü ve hızını inceleyerek, Mars’taki rüzgarların saniyede 44 metreye (yaklaşık 158 km/s) kadar ulaşabildiğini ortaya koydu. Bu hız, şimdiye kadar Mars’taki robotlar tarafından ölçülen değerlerin oldukça üzerinde.
Bern Üniversitesi’nden araştırmacı Valentin Bickel, bu keşfin önemini şöyle açıkladı:
“Bu toz girdapları, normalde görünmeyen rüzgarı görünür hale getiriyor. Hızlarını ve yönlerini ölçerek, Mars’ın tamamında rüzgar haritaları oluşturmayı başardık. Bu, daha önce mümkün değildi çünkü yeterli verimiz yoktu.”
Mars atmosferi Dünya’ya kıyasla son derece ince olduğu için, 100 km/s hızında bir rüzgar bile bir insan tarafından neredeyse hissedilmeyecek kadar zayıf etki yaratıyor.
Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Mars’taki toz girdapları tıpkı Dünya’dakiler gibi ilkbahar ve yaz aylarında, özellikle yerel saatle 11.00–14.00 arasında en yoğun şekilde oluşuyor.
Bu veriler, gelecekteki Mars görevleri için büyük önem taşıyor. Bilim insanları, rüzgar haritalarını kullanarak iniş bölgelerini daha güvenli şekilde planlamayı ve güneş panelleri üzerindeki toz birikimini daha doğru öngörmeyi hedefliyor.
ESA, bu çalışmaların 2030’da Mars’a inmesi planlanan ExoMars Rosalind Franklin görevi için özellikle kritik olduğunu belirtiyor. Mars Express ve ExoMars TGO uyduları, her gün yeni görüntüler toplamaya devam ederek bu keşfi daha da derinleştirecek.
Mars’ın “görünmez rüzgarlarını” görünür kılan bu çalışma, Kızıl Gezegen’deki atmosfer dinamiklerinin anlaşılmasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.