HAPİSHANELERDEKİ İHLALLER
Hapishanelerdeki hak ihlallerini yerinde tespit etmek ve raporlamak amacıyla Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) milletvekilleri Karadeniz’de bulunan hapishaneleri ziyaret ederek çok sayıda tutsakla görüştü. Aralarında yoğun ihlallerin yaşandığı Bafra, Tokat ve Rize Kalkandere hapishanelerinin de olduğu 7 hapishaneyi ziyaret eden heyet, tutukluların yaşadığı sorunları ve hukuksuzlukları raporlaştırdı. Heyette yer alan DEM Çewlig Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, tutsakların yaşadığı sorunları ajansımıza anlattı.
Karadeniz Bölgesi’ndeki hapishanelere gerçekleştirdikleri ziyaretlerde çok sayıda hak ihlali ve tecrit uygulaması tespit ettiklerini belirten Hülakü, Karadeniz Bölgesi’nde bulunan hapishanelerde uzun süredir siyasi tutsaklara yönelik çeşitli hak ihlalleri yaşandığını ifade etti. Bu kapsamda Bafra, Çarşamba, Kavak, Beşikdüzü, Espiye, Kalkandere ve Tokat hapishanelerini ziyaret ettiklerini belirten Hülakü, özellikle ailelerinden uzak hapishanelerde tutulan tutsakların yaşadığı sorunları yerinde dinlediklerini söyledi.
BÜTÜN HAKLAR ENGELLENİYOR!
Hapishanelerde en fazla dile getirilen konuların başında idare ve gözlem kurullarının uygulamalarının geldiğini aktaran Hülakü, birçok tutsağın tahliye süreçlerinin çeşitli gerekçelerle ertelendiğini ve bunun ciddi mağduriyetlere yol açtığını ifade etti. Sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerin sınırlandırıldığını, mahpuslar arasındaki iletişimin kısıtlandığını ve bazı hapishanelerde tecrit koşullarının ağırlaştırıldığını belirten Hülakü, bu uygulamalara ilişkin çok sayıda şikayet aldıklarını dile getirdi.
‘HASTA TUTSAKLARIN TEDAVİSİ ENGELLENİYOR’
Hülakü yaşananlara dair şunları aktardı: “Çarşamba’da siyasi tutsakların odaları birbirine olabildiğince uzaklaştırılıp, aralarındaki boşluklara kasıtlı olarak adli mahkumlar yerleştirilerek psikolojik bir baskı ortamı yaratılmış. Bunun yanı sıra, zindanların tamamında onur kırıcı ‘ağız içi arama’ dayatması var. Yüksek tansiyon ve kronik rahatsızlıkları olan Dilaver Tanrıkulu ve Mehmet Çağırıcı gibi tutsaklar, bu haksız aramayı ve dayatmayı kabul etmedikleri için hastaneye ve doktora gidemiyor, tedavi hakları zalimce engelleniyor. Tutsakların dışarısıyla bağını koparmak için Yeni Yaşam ve Evrensel gibi gazeteler ve muhalif TV kanalları tamamen yasaklanmış durumda.”
‘SELAM VERDİĞİ İÇİN DİSİPLİN CEZASI ALDI’
Ziyaret ettikleri hapishanelerde düşman hukuku uygulandığına ve zalimane boyutlara ulaşan örneklerin yaşandığına dikkat çeken Hülakü, “Espiye Hapishanesi’nde tutulan Sefer Boran isimli tutsak, hiçbir disiplin cezası olmamasına rağmen idare ve gözlem kurulları tarafından 2 yıldır tahliye edilmiyor ve yakında tam 8’inci kez kurula çıkarılacak. Aynı tutsak, görüşme sırasında yan taraftaki ağırlaştırılmış müebbet alan tutsak arkadaşlarına sadece ‘selam verdiği’ için idare tarafından bir sonraki görüşte araya perde çekilerek cezalandırılıyor” dedi.
‘TUTSAKLAR YAĞMURDA BEKLETİLDİ’
Hülakü, “Çarşamba’da ise bir gardiyan şiddetli yağmur yağarken tutsakları zorla dışarı çıkarıp sırılsıklam yağmurun altında bekletmiş, bu onursuzluğa direnen tutsaklara bir de disiplin cezası yağdırmışlar. Yine Espiye’de İsa Arslan yoldaşımızın yanına MİT mensuplarının gelerek gizli görüşme dayattığını, ancak koğuştaki diğer tutsakların çok sert ve iradeli tepki göstermesi üzerine bu görevlilerin arkalarına bakmadan gitmek zorunda kaldıklarını öğrendik. Çarşamba’daki kurum müdürü ise heyetimizin geleceğini duyduğu an sorumluluktan kaçmak için apar topar izne ayrılmış” sözlerini kullandı.
‘YAŞANANLARI MECLİSE TAŞIYACAĞIZ’
Tutsakların yaşanan baskılar karşısında moralli durduğunu ve dayanışma çağrılarını dile getirdiklerini aktaran Hülakü, yaşanan sorunları bir rapor haline getirip Meclise taşıyacaklarını belirtti.
Hülakü, “Biz DEM Parti olarak o zindanlara sadece kuru notlar almaya gitmedik. Tutsakların direniş sözünü ve haklı öfkesini kuşanarak döndük. Bu hapishanelerde tespit ettiğimiz tüm hak ihlallerini, esir hukuku uygulamalarını ve sürgün politikalarını çok kapsamlı bir rapor haline getirmek üzere çalışıyoruz. Bu raporu Adalet Bakanlığının ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun önüne koyacağız” dedi.