Kürdistan’ın kadim kentlerinden olan Dersim büyük kahramanların, direnişin ve onurun diyarıdır. Binlerce Kürt kadına öncülük eden, mücadeleci, direnişçi şehit Sara’nın da yurdudur. Kürdistan dağlarının zirvelerinde yüzlerce fedai kadın Sara’nın izinden yürümekte ve özgürlüğe ulaşmak için canını feda etmektedir. Bu fedai kadınlar arasında Sara Xebat ve Sara Tolhildan da yer almaktadır.
Yüzümüzü Dersim’e döndüğümüzde, aklımıza gelen ilk şey yüreğinde yiğitliği büyüten ve bunu kendine bir mücadele alanı haline getiren kadınlardır. Zarife’den Besê’ye uzanan yolda bu gerçeği görmek mümkündür. Her ikisi de Kürdistan’ın özgürlüğü uğruna canını veren, hafızalarda yer etmiş kadınlardır. Zarife, eşi Elişêr ile birlikte Koçgirî isyanında yer alır. O dağların zirvelerinde omuz omuza savaşır ve direnirler. Zarif duygularından ağır ve derin ağıtlar doğar. Her ne kadar yazdıkları tarih kitaplarına girmemiş ve düşmanların eline geçmiş olsa da, onun yaşamı sanatçıların dudaklarında bir şiire dönüşmüştür. Besê de onun gibidir; o da eşi Seyit Rıza ile birlikte Dersim isyanında yer alır. Her Kürt kadını gibi yurtseverlik görevini üstlenir ve Türk ordusuna karşı savaşır. Attığı her kurşunla düşmanını cezalandıran bir savaşçıya dönüşür.
Kadın Özgürlük Hareketi bu direnişçi kadınların izinde, Sakine Cansız yoldaşın öncülüğünde şekillenmiş, hafızalarımızda yer etmiş, büyümüş ve güzelleşmiştir. Heval Sara, Dersim’de özgür bir yaşam yolculuğuna başlar. Devrimci Gençlik Hareketi dalga dalga Kuzey Kürdistan ve Türkiye’ye yayılırken, şehit Sara da bu harekete katılır. Mücadele çizgisindeki hedefini netleştirdikçe Apocu hareketin bir üyesi hâline gelir. Önder Apo ile devrim yoldaşlığı yapan ilk kadın olur. PKK’nin kuruluşunda belirleyici bir rol üstlenir. 1979 yılında Kuzey Kürdistan’da Türk devleti tarafından tutuklanır ve Amed zindanında düşmana karşı yürüttüğü mücadeleyle radikal bir duruş sergiler. Amed zindanında teslimiyeti asla kabul etmez, düşmanın tehditleri karşısında boyun eğmez. İradesizliğin karşısına özgür iradeyi koyar. Tüm yoldaşları için güç ve kararlılık kaynağı olur.
BİNLERCE KADIN KÜRDİSTAN DAĞLARINDA KAHRAMANLIK DESTANI YAZDI
Heval Sara, zindanda faşizme karşı kadınları örgütler ve teslimiyet çizgisini kırar. Yıllar süren direnişin ardından yeniden yönünü Bekaa alanına çevirir ve Mahsum Korkmaz Akademisi’ne geçer. Heval Sara’nın mücadelesi Önder Apo tarafından değerlendirilmiş ve şu sözlerle ifade edilmiştir: “Sara’nın mücadelesi, tüm kadınların mücadelesidir; onun yaşamı özgür bir yaşamdır.” Kürdistan dağlarında Özgür Kadın Hareketi yönetiminde yer alır. Son olarak 9 Ocak 2013 yılında Paris’te çalışmalarını sürdürürken, yoldaşları Rojbîn ve Ronahî ile birlikte şehadete ulaşır. Dersim’den Amed’e, Bekaa’dan Kürdistan dağlarına, Cudi’den Paris’e kadar izinin düştüğü her sokak ve her alanda; emeğin ve mücadelenin dili oldu şehit Sara.
‘Hep Kavgaydı Yaşamım’ adlı yaşam öykün, geleceğin çocukları için yaşamın alfabesidir. Yazılan her satırda insan kendini eğitir ve yaşam ölçüsünü belirler. Bugün hala Amed zindanında direnişin sesi büyüyor; Paris’te genç kadınlar özgürlük için örgütleniyor; Kürdistan Dağları’nda kadınlar mücadele ediyor, büyüyor ve yayılıyor. İşte bütün bunlar şehit Sara gibi yoldaşların yarattığı emeğinin ve mirasının sonucudur. Şehit Sara’nın bıraktığı mücadele mirası, bugün tüm irade ve inançla korunmaktadır. Dağlarda direnen kadınlar bu düşünceyle kendilerini donatmıştır. Çünkü heval Sara mücadelenin ve direnişin öncüsüdür; yıllardır işgale karşı dağ başlarında direniş destanları yazılmaktadır. Onlarca kadın Sara adını aldı, yüzünü Kürdistan dağlarına döndü; senin belirlediğin çizgide yürüyerek kahramanlık mertebesine ulaştı. Bunun sayısız örnekleri var.
ONURLU YAŞAMI SEÇTİLER
Bu kahraman kadınlardan biri de YJA Star gerillası Sara Xebat’tır. Cizîra Botan'da dünyaya gelen Sara Xebat (Leyla Görer) 2014 yılında mücadele saflarına katılır. Birçok gerilla alanında mücadele eder ve direnir. Kendi isteğiyle Bakur alanına geçer. Bakur sahasına geçtiğinde, duygularını zafer iddiasıyla ifade eder. Heval Sara için zaferi kazanmak vazgeçilmez bir hedeftir. 2022 yılında Türk ordusunun eline geçmemek için bombasını kendisinde patlatır. Heval Sara, adını Sakine Cansız’dan alan yoldaşlardan biridir. O da Saralar gibi büyük bir direnişi, onurlu bir yaşamı seçer ve son anına kadar Saraların çizgisini esas alır.
Botanlı bir diğer kahraman direnişçilerden biri olan Sara Tolhildan (Dilara Urper) da 2009 yılında gerilla saflarına katılır. Pratik alanda kısa bir süre kaldıktan sonra gerilla yaşamını öğrenir; yaşama duyduğu büyük sevgiyle Hêzên Taybet’e geçer. Burada kendisini fedailik çizgisinde geliştirir. Önder Apo’ya yönelik ağırlaştırılmış tecridi kırmak amacıyla, yoldaşı Rûken Zelal ile birlikte 2022 yılında Mersin’de bedenini bombaya dönüştürür ve düşmanının üzerine giderek fedai eylem gerçekleştirir. İşte bu kahramanlar, öncü kadın şehit Sara’nın izinde yürüyen yoldaşlarıdır.
ŞEHİTLERİN YAKTIĞI ÖZGÜRLÜK KIVILCIMI HER GEÇEN GÜN DAHA DA BÜYÜMEKTEDİR
Kuşkusuz bu kahramanlardan söz ettiğimizde, yıllara yayılan bir mücadele mirasından söz etmiş oluruz. Saralarla başlayan bu miras, bir kültüre dönüşerek bugünlere ulaşmıştır. Özellikle YJA Star güçlerinin ve genel olarak Kadın Özgürlük Hareketi şemsiyesi altındaki kurumlara baktığımızda, sıfırdan başlayan bir mücadelenin bugün nasıl bir düzeye ulaştığını görürüz. O dağlarda hem askeri hem de ideolojik alanda önemli deneyimler edinilmiştir. Kadının hiçbir zaman toplumun öncüsü olmasını kabul etmeyen ataerkil zihniyete karşı, varoluş mücadelesi verilmektedir. Önder Apo, görüşmelerinden birinde dağlardaki kadınların kahramanlığına dikkat çekerek, 2026 yılını kadın kahramanlığı tarihinin yılı olacağını vurgulamıştı.
Bu değerlendirmenin özünde, kadınların özgürlük için hangi düzeyde mücadele ettiğini açıkça görmekteyiz. Bugün kadınlar siyasal, toplumsal, ekonomik ve savunma alanlarında bir araya gelmişlerdi. Bu nedenle elde edilen kazanımlar ve yükseltilen ses, her gün bir fırtına gibi her yere yayılmaktadır. Saraların mücadelesi, dağdaki kadınlarının direnişiyle devam etmektedir. Onlar birlikte var olmayı ve kendileri olmayı başarmışlardır. O kahramanların yaktığı özgürlük kıvılcımı, mücadeleyle her geçen gün daha da büyütülmektedir. Saraların izinde yürüyenler, her gün kadın kahramanlığı tarihini Önder Apo’nun fiziksel özgürlüğüyle taçlandırma sözü vermektedir.