“Örgütlenme ve mücadele ile demokratik ve özgür toplumun öncüleri olacağız” şiarıyla düzenlenen Êzidî Kadınların Rönesans Konferansı Şengal’in Kers Vadisi’nde başladı.
Êzidî Özgür Kadın Hareketi (TAJÊ) öncülüğünde gerçekleştirilen konferansa yaklaşık iki yüz Êzidî ve Arap kadın yöresel kıyafetleriyle katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Sûham Şengalî, Önder Apo’nun Êzidî kadınlarına öncülük ve sorumluluk verdiğini belirterek, “Biz, Êzidî kadınlar olarak Önder Apo ile özgür diyalog geliştirmek ve özgürce yaşamak istiyoruz. Önderliğin fiziki özgürlüğünü talep ediyoruz ve Önder Apo’nun özgürlük mücadelesinin önemli bir parçası olacağız” dedi.
Konferans, Êzidî kadınların sosyolojisi, fermânların kadınlar üzerindeki etkisi ve Êzidî toplumunun rönesansında kadınların rolü başlıklarında düzenlenecek seminerlerle devam edecek.
Etkinlikte ayrıca Önder Apo’nun Êzidîler için gönderdiği mesaj sinevizyonla gösterildi.
ÖNDER APO'NUN MESAJI
Önder Apo'nun mesajı şöyle: “Öncelikle, burada bulunan yoldaşlarım adına sizleri selamlıyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Tarih yalnızca geleceği anlatmaz; yaşanan acıları, direnişi ve hakikati de barındırır. Êzidî toplumu, en kadim ve en onurlu hakikat taşıyıcılarından biridir. Mezopotamya’nın en eski inançlarından birine sahip Êzidîler, binlerce yıl boyunca baskıya, zorunlu göçe ve yok sayılmaya rağmen varlıklarını korumuşlardır.
Êzidîlik yalnızca bir inanç ya da gelenek değildir; doğayla uyumlu, barışçıl bir yaşamın ve önderlerine duyulan kutsal bağlılığın ifadesidir. Bu yüzden zorba sistemler her zaman Êzidîleri hedef almıştır. Çünkü Êzidîler özgür ve eşit bir yaşam anlayışını bugüne taşımışlardır.
Büyük zulümler karşısında Êzidîler geri adım atmamış; Kürdistan dağlarına sığınarak, tarihlerine ve özgürlük inançlarına sarılmışlardır. İnançları ve dilleri yasaklanmak istendiğinde kültürlerini yaşatmışlar, yok edilmek istendiklerinde yeniden var olmuşlardır.
Êzidî kadınları bu mücadelenin asıl öncüleri olmuş, en ağır saldırıların hedefi haline gelmişler ama asla teslim olmamışlardır. Şengal’deki direnişleriyle hem kendileri hem de tüm halklar için onurlu bir yaşamın umudunu yeniden inşa etmişlerdir.
Bugün Êzidîlerin yürüttüğü mücadele hepimiz için bir yol göstericidir. Onların sesi, özgürlük isteyenlerin sesidir. Bu nedenle Êzidî halkının korunması, insanlığın vicdanını savunmanın kendisidir.
Êzidîlerin en doğal hakkı; kendi sistemlerini kurmak, özgürce, kimlikleri ve inançlarıyla yaşamaktır. Ne zorba devletler ne de dar milliyetçi anlayışlar bu hakkı tanıyabilir. Bu hak, eşitlik ve halkların birlikte özgür yaşamı temelinde kendi iradelerini kurmalarıyla gerçekleşebilir.
Herkes bilmelidir ki Êzidî toplumu yalnız değildir. 73 fermanın acısını direnişle aşarak bugüne getirmiştir. Barış ve Demokratik Toplum süreciyle bu fermanlar artık son bulacaktır. Êzidîlerin varlığı, bu coğrafyada barış ve kardeşlik isteyen herkes için onur meselesidir.”
Sinevizyon gösterimi sona erdikten sonra kadınlar “Biji Serok Apo”, “Bê Serok jiyan nabe” ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları attı.
Gün boyu sürecek konferansta Şengal dışından gönderilen mesajlar da okunacak.