Şengalli kadınlar erkek şiddetine karşı çözüm yollarını tartıştı
TAJÊ, Digûr’de kadınlara yönelik artan erkek şiddeti, intiharlar ve toplumsal baskılara karşı çözüm yollarının ele alındığı kapsamlı bir seminer düzenledi.
TAJÊ, Digûr’de kadınlara yönelik artan erkek şiddeti, intiharlar ve toplumsal baskılara karşı çözüm yollarının ele alındığı kapsamlı bir seminer düzenledi.
Êzidî Kadın Özgürlük Hareketi (TAJÊ), Şengal’in Digûr’da kadınlara yönelik erkek şiddeti, kadın cinayetleri ve intiharların nedenleri ile çözüm yollarının ele alındığı kapsamlı bir seminer düzenledi. Seminere yoğun katılım sağlanırken, kadınlar TAJÊ’den eğitim çalışmalarını daha da artırmasını talep etti.
TAJÊ, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle Digûr’de kadınlara yönelik farkındalık, özsavunma ve mücadeleyi güçlendirme amacı taşıyan bir eğitim semineri gerçekleştirdi. Etkinlik, kadın özgürlük mücadelesi şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
‘İNTİHAR ÇÖZÜM DEĞİL, BİR FERMAN NİTELİĞİNDEDİR’
Semineri veren TAJÊ üyesi Ferîde Şengalî, 25 Kasım’ın tarihsel anlamına dair bilgiler paylaştı ve Şengal’de artan kadın cinayetleri ile kadın intiharlarının nedenlerine dikkat çekti.
TAJÊ’nin 30 Ekim’de başlattığı “Kendini öldürme, her intihar bir fermandır” kampanyasını hatırlatan Ferîde Şengalî şöyle konuştu: “TAJÊ olarak kadınların öldürülmesine ve intiharlarına karşı güçlü bir mücadele yürütüyoruz. İntihar, kadınlar için büyük bir tehlikenin göstergesidir ve bunu kabul etmiyoruz. Şengal’de kadınlar hem erkek baskısı hem de siyasi baskılar altında. Ancak hiçbir zorluk intiharı meşru kılmaz. Kadınlar kendilerini güçlendirmeli, baskıya karşı durmalıdır.”
Psikolojik şiddetin fermandan sonra daha da arttığını, özellikle genç kadınlarda ciddi travmaların ortaya çıktığını belirten Ferîde Şengalî, erkeklerin kadınların toplumsal hayata katılımını engelleyen tutumlarını da eleştirdi: “Erkek ‘Kadın dışarı çıkarsa yanlış yapar’ diyor. Oysa kadın dışarı çıktıkça, kendini eğittikçe güçlenir. Yanlış olan kadını eve hapsetmektir.”
ERKEN YAŞTA EVLİLİK VE BAĞIMLILIK UYARISI
Erken yaşta evliliklere ve gençlerin bilinçsiz birlikteliklerine de değinen Ferîde Şengalî, bunun hem çocuklar hem de aile yapısı üzerinde büyük tahribat yarattığını belirterek, “Gençler birbirlerini tanımadan evleniyor ve kısa sürede çocuk sahibi oluyorlar. Ne kendilerine ne çocuklarına bakabiliyorlar. Kız çocuklarının sigara, içki gibi zararlı alışkanlıklara yönelmesi ve telefonun yanlış kullanımı da ayrı bir tehlike yaratıyor. Gençlerin mutlaka okula gitmesi ve eğitimlerini tamamlaması gerekiyor” diye konuştu.
KATILIMCI KADINLARDAN DEĞERLENDİRMELER
Seminer boyunca kadınlar kendi yaşadıkları sorunları ve çözüm önerilerini paylaştı.
Zozan Simo, Êzidî toplumunun geçmişte daha toplumsal bir yaşam sürdüğünü hatırlatarak, şunları belirtti: “Eskiden genç kadınlar 20 yaşından önce evlendirilmiyordu. Ancak fermandan sonra herkes eve kapandı, toplumsallık yok oldu, kadın eve hapsoldu. Bugün kadın sadece telefonla yaşıyor. Erkeklerin tehditleri karşısında küçük yaşta evliliği kabul etmek zorunda kalıyorlar. 25 yıl önce hiçbir Êzidî kadın intihar etmiyordu. Şimdi neden ediyor?”
Xezal Reşo ise, “Önce şiddetin önüne nasıl geçileceğini tartışmalıyız. Kadın irade sahibi olmalı, kendi iradesiyle şiddeti durdurabilmelidir. Eğitim alan kadın düşüncede güçlenir, yönetimde de daha başarılı olur. Çözüm, toplum içinde bilinçlendirme ve eğitim çalışmalarını artırmaktır” dedi.