ABD’de kadınlar iş gücünden endişe verici oranlarda ayrılıyor

Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde yaklaşık 455 bin kadın iş gücünden ayrılırken, uzmanlar bu durumun ekonomik büyümeyi ve kadınların son yıllardaki kazanımlarını tehdit ettiğini belirtiyor.

ABD’de kadınlar iş gücünden alarm verici oranlarda ayrılıyor. Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) verilerine göre, Ocak ve Ağustos ayları arasında yaklaşık 455 bin kadın iş gücünden çıkarken, genel iş gücü nispeten sabit kaldı. Uzmanlar, devam eden bu kayıpların ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceğini ve kadınların elde ettiği tarihi kazanımları geri alabileceğini vurguluyor.

Salgın öncesi yıllarda kadınların iş gücüne katılım oranı hızla artarken, COVID-19 salgını “kadın durgunluğu” olarak adlandırılan bir döneme yol açtı. Salgın, kadınların yoğun olduğu sağlık ve bakım sektörlerini olumsuz etkiledi; artan çocuk bakım maliyetleri ve yaşlı bakımı sorumlulukları annelerin işe dönmesini engelledi.

Uzmanlar, özellikle beş yaşın altındaki çocuk sahibi yüksek eğitimli kadınların iş gücünden ayrılma oranının diğerlerine göre iki kat daha yüksek olduğunu belirtiyor. Ayrıca siyahi kadınlar da iş gücünden uzaklaşmada ikinci büyük grubu oluşturuyor.

Katılım oranları son aylarda yüzde 77,7 civarında seyrederken, uzmanlar bu düşüşün yalnızca kadınların yaşam boyu kazançlarını etkilemekle kalmayıp, nesiller boyu ekonomik ve sosyal etkiler yaratabileceğine dikkati çekiyor.

Kadınların iş gücünden ayrılmasının nedenleri arasında iş yerinde cinsiyetçi veya toksik ortamlar, yüksek yaşam maliyetleri ve aile sorumlulukları öne çıkıyor. Birçok kadın, evde bakım sorumluluklarını üstlenmek, okul veya kendi işini kurmak gibi alternatif yollar arıyor.

Uzmanlar, kadınların iş gücüne yeniden katılımını destekleyecek politikaların ve esnek çalışma modellerinin kritik önemde olduğunu vurguluyor.