Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) uzmanları Raquel Lagunas ve Ronald Jackson’a göre, iklim krizinin neden olduğu afetler artık daha sık ve yıkıcı hale gelirken, kadınlar ve kız çocukları bu süreçlerin en ağır yükünü taşıyor.
Toplumsal roller, ekonomik eşitsizlikler ve ayrımcılık, kadınların kriz dönemlerinde hayatta kalma ve yeniden ayağa kalkma imkanlarını sınırlıyor.
UNDP’ye göre afet yönetiminde toplumsal cinsiyet eşitliğini merkeze almak, yalnızca adaletin değil, aynı zamanda daha dayanıklı toplumlar inşa etmenin de anahtarı. Kurum, kadınların liderliğiyle afetlere karşı toplumsal direncin nasıl güçlendirilebileceğini beş başlıkta özetliyor.
KADINLARIN LİDERLİĞİ DAYANIKLILIĞI GÜÇLENDİRİYOR
UNDP, dünyanın birçok bölgesinde kadınların afet yönetiminde karar süreçlerine dahil edilmesi için programlar yürütüyor.
Bosna-Hersek’te Feminist İklim Adaleti Koalisyonu aracılığıyla 75 binden fazla kadın için çalışma koşulları iyileştirildi, 1.500 kadın yöneticiye enerji ve iklim alanında eğitim verildi.
Çad’da ise kadın kooperatifleri, iklim dostu tarım, güneş enerjili sulama ve erken uyarı sistemlerini birleştirerek taşkın risklerini azalttı ve gıda güvenliğini güçlendirdi.
UNDP, bu örneklerin kadınların sadece “yararlanıcı” değil, aynı zamanda krizlere karşı çözüm üreten liderler olduğunu kanıtladığını vurguluyor.
BAKIM EMEĞİ DAYANIKLILIĞIN GÖRÜNMEYEN TEMELİ
UNDP verilerine göre kadınlar, dünyanın ücretsiz bakım emeğinin yüzde 75’inden fazlasını üstleniyor. Kriz dönemlerinde okulların, sağlık hizmetlerinin ve altyapının çökmesiyle bu yük daha da artıyor.
Kuruma göre, bakım emeği afet yönetimi planlarına entegre edilmedikçe, hiçbir toplumun dayanıklı hale gelmesi mümkün değil.
Honduras, Küba, Belize ve Guatemala’da geliştirilen “bakım haritalama” sistemi, çocuk, yaşlı ve engelli bakımı alanındaki hizmet boşluklarını tespit ederek, yerel yönetimlerin tahliye ve rehabilitasyon planlarına dahil edilmesini sağladı.
Ukrayna’da “Mommy in the Shelter” girişimiyle hava saldırıları sırasında sığınaklar çocuk dostu alanlara dönüştürüldü.
CİNSİYETE DUYARLI VERİLER PLANLAMAYI GÜÇLENDİRİYOR
Afet riskini azaltmada doğru planlama, doğru verilerle başlıyor. UNDP, 2024 yılında 20 kriz ülkesinde cinsiyete göre ayrıştırılmış veri ve analiz kapasitesini artırdı. Küba, Endonezya, Myanmar ve Yemen gibi ülkelerde kurulan erken uyarı sistemleri, kadınların katılımını güçlendirdi. Etiyopya’da kadınların yönettiği haneler toprak kaymalarının ardından hızla toparlanabildi; Ermenistan’da kadınların öncülüğünde yapılan risk analizleri doğrudan yerel kalkınma planlarına entegre edildi.
KURUMLARIN DAYANIKLILIĞI CİNSİYET DUYARLILIĞINDAN GEÇİYOR
UNDP’ye göre dayanıklı toplumlar, ancak dayanıklı kurumlarla mümkün. Guatemala Ulusal Afet Yönetim Kurumu’nun, BM tarafından verilen Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mührünü alması bu anlayışın örneklerinden biri. Kurum, yerli kadınların katılımını da içeren toplumsal cinsiyet temelli politikalarıyla afet yönetiminde model haline geldi.
ENGELLERİ YIKMAK, DAYANIKLILIĞI KURMAK
UNDP, afet yönetiminde toplumsal cinsiyet eşitliğinin hala yeterince dikkate alınmadığını vurguluyor.
Kuruma göre dayanıklı bir gelecek için şu adımlar kaçınılmaz:
- Kadınların liderliği karar alma mekanizmalarında vazgeçilmez hale getirilmeli.
- Kadınların direncine yönelik finansman artırılmalı; kadın girişimleri desteklenmeli.
- Bakım emeği, afet hazırlık ve kurtarma planlarının merkezine yerleştirilmeli.
- Ulusal ve yerel kurumların tüm politikaları toplumsal cinsiyet merceğiyle planlanmalı.
UNDP yetkilileri, “Kadınların liderliği, bakım emeği ve eşit temsiliyet olmadan hiçbir toplum krizlere karşı dayanıklı olamaz” mesajını verdi.