Sivil aktivist Nasim Simiari, “Jin Jiyan Azadî” eylemleri sırasında tutuklanmıştı. Tutsak, 10 gündür Evin Cezaevi’nde açlık grevinde. 19 Ekim’de 60’tan fazla siyasi, sivil ve eski siyasi tutsak, Nasim Simiari’ye bir mektup yazdı. Mektupta, onun vicdani sorumluluğuna ve kararlılığına övgüde bulunulurken, Fariba Kamalabadi’ye destek amacıyla başlattığı açlık grevine son vermesi istendi.
Mektupta “Bedenin, ideallerin kadar değerli ve asildir; onun korunması aynı mücadelenin bir parçasıdır” denildi.
Mektupta şunlar ifade edildi:
“Biz, vicdan sahibi bir grup sivil toplum aktivisti ve eski siyasi tutsaklar olarak, bu mektubu kaygı dolu ama aynı zamanda kararına saygı duyarak yazıyoruz. Açlık grevine başlama kararının ne kadar zor ve büyük bir bedel gerektirdiğini çok iyi biliyoruz; bu karar, senin vicdanının derinliklerinden ve başkalarının acılarına karşı duyduğun sorumluluktan kaynaklanıyor.
Açlık grevine, Farîba Kamalabadî’nin haklarını savunmak ve ona yönelik baskıların sürmesine karşı koymak amacıyla başladığını da biliyoruz. Ancak şu ana kadar cezaevi yetkililerinin ve ilgili mercilerin bu konudaki tepkilerine baktığımızda, bir sürecin başladığı ve taleplerimizin, özellikle de Farîba Kamalabadî’nin özgürlüğüne ilişkin taleplerimizin dikkate alınmaya başladığı görülüyor.
Umarız bundan sonra daha fazla engelle karşılaşmayız. Kolektif kararlılığımız, dayanışmamız ve ortak çabamızla adil bir sonuca ulaşacağımıza inanıyoruz.
Sevgili Nasim,
Biz senden, haksızlık karşısında sessiz kalmamayı, bize yapılan haksızlıklarda duyarsız olmamayı, tüm gücümüzle ayağa kalkmayı ve birbirimizi yalnız bırakmamayı öğrendik.
Ama bugün, bedeninin gördüğü ağır zararı ve onun artık dayanma sınırına geldiğini bilerek, gelecekteki ortak mücadelemiz için senin varlığına ihtiyacımız olduğunu düşünerek, açlık grevine son vermeni diliyoruz.
Bedenin, ideallerin kadar değerli ve asildir; onun korunması bu mücadelenin devamının bir parçasıdır. Biz, Farîba Kamalabadî’nin koşulsuz özgürlüğü ve adalet için atılan her adımda senin yanında olacağız. Sesin ve eylemlerin bizim sesimizdir.”