Önder Apo’nun çağrısı üzerine, Barış ve Demokratik Toplum Grubu tarafından Süleymaniye kırsalında bulunan Şikefta Casenê bölgesinde silahları imha töreni düzenlendi. Törende gerilla grubu dağların arasından gelerek merasimin yapılacağı alana geçti. 15 kadın ve 15 erkek gerillanın tek sıra halinde tören alanına girmesiyle tören saat 11.25’te başladı, 11.45’te sona erdi. Töreni izleyenlerin ayağa kalkmasıyla birlikte alanda “Bijî Serok Apo” sloganı yükseldi. Törende KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat'ın yaptığı konuşma sonrası silahlar yakıldı.
Milyonlar tarafından takip edilen töreni ekranları başında izleyen Kürt halkı ise yoğun duygular eşliğinde görüntü ve fotoğrafları izledi. Barış Anneleri, Kürdistan'ın birçok kentinde yan yana gelerek kurumlarda görüntüleri izlerken, anneler hem büyük bir heyecan, hem de buruk duygular yaşadı. Bir yandan dua eden, bir yandan da barış mücadelesi için atılan adımı sevinç gözyaşları içerisinde izleyen anneler, atılan tarihi adımı ise şu sözlerle yorumladı: "Dualarımız kabul oldu. Sıra devlette, gelecek adımı devlet atmalı. Bu ülkede artık gözyaşı değil, barış hakim olmalı."
BU GÖRÜNTÜLER DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK
Görüntüleri büyük bir heyecanla izleyen Vanlı anneler, izledikleri görüntünün ardından yaşadıkları duyguları ajansımıza anlattı.
Barış Annesi Gülistan Kaya, “Ben hem çok üzüldüm, hem de çok sevindim. Bizim canımız yandı, başkalarının canı yanmasın istiyoruz. Bu adım büyük bir adımdı. Bu adımdan sonra artık devletin de bu işi ciddiye alıp adımlar atması gerekiyor. Biz kan akmasını istemiyoruz. Her şey barıştan ve güzellikten yana olsun. Bugün silahlar da sırf daha fazla kan akmasın diye yakıldı. Bu görüntü bizde büyük bir burukluk yarattı ama biz barışa dair taleplerimizi ve özlemimizi asla bırakmadık. Kürdün köyü yandı, zulüm gördü ama buna rağmen hala elimizi yüreğimize götürüp 'barış' diyoruz. Bu savaş ve kan nereye kadar gidecek? Tek talebimiz de huzur ve eşit bir yaşamın hakim olması. Bu fotoğraflar bütün dünyaya barışın ve onurun örneği olacak. Bütün dünya halkı Kürtlerin yürüttüğü mücadeleyi ve haklı talebini bir kez daha gördü” diye konuştu.
BARIŞ TALEBİYLE DUA EDİP GÖRÜNTÜLERİ İZLEDİK
“Bu günü bütün vicdan sahiplerine ve kadınlara armağan ediyoruz” diyen Barış Annesi Hanife Kaçak da açıklamaya ilişkin duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Bugünleri gördük ve bizim için çok onurlu bir gün. Yıllarca barışı görme umuduyla mücadele ettik. Mücadele 6 kişiyle başladı ve hala sürüyor. Milyonlar bugün barış taleplerini yeniden haykırdı. Her şey bir yana önderliğimizi gördük. Bu halk için son iki günde gördüğümüz kareler çok önemli ve gururlu kareler oldu. Bugünler için mücadele ediyorduk ama göreceğimizi düşünmüyorduk. Fakat yarattığı umut ve barış talebi ile birlikte insanların inanamayacağı şeyler yaşandı. Biz savaşı ve zorluğu gördük ama artık bizden sonraki nesil bunları yaşamasın.
Bugün verilen bu fotoğrafta da her şey gelecek nesiller, Kürt çocuklarının daha iyi, daha özgür ve eşit bir yaşam sürmesi için yapıldı. O silah da bu amaçla alındı ama bugün bütün dünya Kürt halkını tanıdı ve taleplerini duydu. Bu barış umudu da Sırrı Süreyya ve halklara gelsin. Bütün halklar el ele verip bu sürece destek olsun. Bu savaşın sonu yoktu, o yüzden artık barışın ve masaya oturmanın zamanı. Silahlarını bırakan gençleri de buradan kutluyor ve selamlarımı iletiyorum. Ne yapıyorsak barış için yapıyoruz, bundan sonra aynı şekilde devam edeceğiz. Bu barışın inşası için dua ettik. Bu dualarımız da bir bir kabul olurken elimizden geleni yapacağız.”
Son olarak konuşan Medine Kıyak ise şunları belirtti: “Biz anneler çok acı çektik, ciğerimiz çok yandı. Biz sadece barış istiyoruz. Son bir haftada gelen mesaj sonrası bu görüntüler hepimizin içini rahatlattı. Bu adımdan sonra Erdoğan elini vicdanına koysun ve bu barışa sessiz kalmasın. Bu görüntüleri gördükten sonra biz her şeyi unuttuk. Bu görüntüler bizim için çok ayrı ve çok kutsal. Artık ne olursa olsun biz bu görüntüleri unutamayız. Herkes elini vicdanına koysun ve bu barışa el versin. Sadece Kürt anneleri değil, asker anneleri de bu barışı talep etsin ve sokağa çıksın. Biz silahların bırakıldığını gördükten sonra barış talebimiz yeniden arttı. Bu görüntüler yıllardır bu halkın onurlu barış talebini yeniden açığa çıkardı. Biz bunları yaşadık ama bizden sonrakiler yaşamasın. Bu sefer süreç boşa gitmesin. Bu sefer barış inşa edilsin ve bizler bu topraklar üzerinde huzurlu bir şekilde yaşam sürdürelim. Savaşa dur demek herkesin elinde, herkes elini vicdanına koyup bu sürece destek versin. Biz bugün aynı şekilde yeniden barış için dua edip elimizi açtık. Hem gözyaşı döktük hem de sevindik. Artık barış ana dilde eğitim, eşitlik ve anayasa inşa edilerek hayata geçilmeli."




