Başûr’da 25 Kasım etkinlikleri: Şiddete karşı 16 günlük mücadele başlatıldı

Helebce, Silêmanî ve Maxmûr’da 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında yürüyüşler, paneller ve kampanyalarla 16 günlük eylem süreci başlatıldı.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla, Güney Kürdistan’ın Helebce, Silêmanî ve Maxmûr’da çeşitli etkinlikler düzenlendi.

SILÊMANÎ’DE 16 GÜNLÜK EYLEM TAKVİMİ AÇIKLANDI

Silêmanî’de Toplum Temelli Şiddetle Mücadele Koordinasyon Grubu öncülüğünde Hewarî Şar Parkı’nda basın açıklaması yapılarak 16 günlük etkinlik ve eylem programı duyuruldu. Kadın aktivistlerin ve STK temsilcilerinin katıldığı açıklamada, Koordinasyon Grubu adına konuşan Arezu Xefur, kadına yönelik şiddete karşı büyük girişimlere ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Siyasiler tarafından onaylanan Kişisel Statü Yasası’nın ülkeyi “50’li yıllara geri götürdüğünü” söyleyen Xefur, siber şiddetin de giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek, toplumun bu konuda sürekli bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti.

Silêmanî Aile İçi Şiddetle Mücadele Müdürlüğü Sözcüsü Raz Firya ise “Şiddete Karşı Birlikte Duracağız” sloganıyla hamleyi destekleyeceklerini ve kadınların sorunlarının çözümü için çaba göstereceklerini söyledi.

MAXMÛR’DA KİTLESEL YÜRÜYÜŞ

Maxmûr’daki Şehîd Rûstem Cûdî Mülteci Kampı’nda İştar Meclisi öncülüğünde kitlesel bir yürüyüş düzenlendi. Şehit Aileleri binasından başlayan yürüyüş, Şehîd Aryen Cûdî Parkı’nda son buldu. Yürüyüşte Önder Apo'nun ve katledilen kadınların fotoğrafları taşındı.

Maxmûr Halk Meclisi Eşbaşkanı Filiz Budak, yaptığı konuşmada, şu hususlara dikkati çekti: “Kadınların katliamlara, tecavüzlere ve soykırımlara karşı mücadelesi küresel ölçekte sürüyor. Önder Apo’nun da dediği gibi 21. yüzyıl kadınların yüzyılıdır, bu devrimi kadınlar doğuruyor ve yine bu devrime kadınlar annelik ediyor. Bugün bu durum, mücadeleci kadınların pratiğiyle küresel ölçekte açığa çıkıyor. Erkek-devletin 5 ila 10 bin yıldır yaşamın tüm alanlarını kadınlara zehrettiğini biliyoruz. Bilginin, varlığın, özgürlüğün sahibi kadın olmasına rağmen erkek, tahakkümünü kadına ve doğadaki tüm varlıklara dayatmıştır.”

 

Saralardan, Bêrîtanlardan, Zîlanlardan mücadeleyi öğrendiklerini bildiren Filiz Budak, “Kadınlar olarak Önder Apo’nun‘Ne kadar örgütlü olursanız o kadar varsınız, ne kadar dağılırsanız o kadar yok olursunuz’ dediği gibi biz de örgütlenmemizin ve varoluşumuzun sorumluluğunu üstleniyoruz. Bu temelde, kadın konfederalizmini inşa etmek önümüzdeki temel görevdir” dedi.

Konuşmanın ardından kadına yönelik şiddeti konu alan bir tiyatro oyunu sahnelendi.

HELEBCE’DE PANEL VE KAMPANYA BAŞLATILDI

Helebce’de Dr. Mistefa Zelmî Salonu’nda düzenlenen panelle 16 günlük kadına yönelik şiddetle mücadele süreci başlatıldı. Helebce Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Müdürlüğü tarafından düzenlenen panelde, ‘Şiddete Son Vermek İçin Birlik Olalım’ kampanyası tanıtıldı.

Helebce Üniversitesi Hukuk Bölümü Başkanı ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Müdürlüğü Yöneticisi Dr. Rêzan Seîd, kentte ekim ayına kadar 60 şiddet vakasının kaydedildiğini söyledi. Teknolojinin kötüye kullanımının kadınlara yönelik suçlarda önemli bir rol oynadığını belirten Seîd, iki kadın cinayetinde de faillerin “akıl hastası” olduğu iddiasının gündeme geldiğini aktardı.

Birleşmiş Milletler raporlarına göre kadınların yüzde 38’inin psikolojik şiddete, kadın gazetecilerin ise yüzde 74’ünün siber şiddete maruz kaldığını hatırlatan Seîd, siber şiddetle mücadele için yeni yasa çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Panelde konuşan Dr. Asos Awat da aile içi şiddetin azaldığını, ancak siber şiddetin yaygınlaştığını belirterek, Irak Ceza Kanunu ve ilgili özel yasaların mağdurları korumak için güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.