Bogotá’da 34. 'Barış İçin Kadınlar Sahnede' festivali düzenlendi

Kolombiya’nın başkenti Bogotá, 1–9 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen 34. “Barış İçin Kadınlar Sahnede” festivalinde kadınlar, kültür ve sanat aracılığıyla barış, dayanışma ve direniş mesajları verdi.

BOGOTA KADIN FESTİVALİ

Festival, kadın örgütleri, sanatçılar, tiyatrocular, aktivistler, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Programda seminerler, tiyatro gösterileri, anma törenleri, atölyeler, siyasi tartışmalar ve sanatsal performanslar yer aldı. Son gün düzenlenen 15. Ulusal Polifonik Forum’da, Abya Yala ve uluslararası düzeyde kadın mücadelesi ve dayanışma deneyimleri masaya yatırıldı.

Kolombiya Tiyatro Enstitüsü’nün organizasyonuyla gerçekleştirilen etkinliklere toplam 44 farklı örgüt katıldı, yaklaşık 300 kişi salonu doldurdu.

FAŞİZM NASIL YENİLİR PANELİ?

Festival kapsamında düzenlenen “Faşizm Nasıl Yenilir?” başlıklı panelde, faşizm, savaş, çevre mücadelesi ve kadınların örgütlenmesinde birlik konuları tartışıldı.

Abya Yala’daki Kürdistan Kadın Hareketi temsilcisi Lina Marçal, forumda yaptığı konuşmada Önder Apo’nun kadın özgürlük mücadelesine verdiği önemi anlatarak, kadınların faşist ve ataerkil sistemlere karşı ortak mücadele hattı kurmasının zorunluluğunu vurguladı.

Marçal, “Faşist zihniyet özü itibarıyla ataerkildir. Kadınları bastırmayı, iradesiz bırakmayı ve toplumsal yaşamdan koparmayı hedefler. Bu nedenle, kadınların mücadelesi yalnızca kendi ülke sınırlarıyla sınırlı olamaz; uluslararası bir birlik şarttır” dedi.

Önder Apo’nun perspektifine atıf yapan Marçal, “Önderimiz Abdullah Öcalan, kadınları özgürlük mücadelesinin öncüsü haline getirdi. Onun ‘jin jiyan azadî’ paradigması, yalnızca Kürdistan kadınları için değil, dünya kadın hareketi için de bir yol haritasıdır” diye konuştu.

Marçal, komünal enternasyonalizm konusunda şunları söyledi: “Halkların, toplumsal cinsiyet eşitliğini, ekolojiyi ve doğrudan demokrasiyi temel alan ortak ilkeler etrafında bir araya gelmesi… Bu birlik, ne sadece kültürel bir dayanışma ne de tek yönlü bir destek anlamına gelir; karşılıklı öğrenme, deneyim paylaşma ve ortak mücadele demektir.”

Marçal sözlerini, “Kürt kadınlarının çağrısı tüm kadınlara: Gelin, halkların ortak özgürlük ilkeleri etrafında birleşelim. Mücadelemiz, yalnızca kendi özgürlüğümüz için değil, tüm halkların ve kadınların özgürlüğü için olsun” ifadeleriyle tamamladı.

Tiyatro yönetmeni ve eski Kolombiya Kültür Bakanı Patricia Ariza, “Faşistler artık sadece darbelerle değil, seçimlerle de iktidara geliyor. Kültürel mücadele şarttır. Bu savaşı kadınların birliğiyle kazanacağız” dedi.

La Hoguera Kültür Merkezi’nden Paz González, Filistin’deki katliamların normalleştirilmesine dikkat çekerek, “Mücadelemiz insan kalabilmek içindir” ifadelerini kullandı. Oyuncu ve yazar Amaranta Osorio, sanatın barış inşasındaki önemini vurgulayarak, “Sanatla nefret söylemlerini yenmeli, sevgi bilincini yaratmalıyız” dedi.

Filistin’le Dayanışma Hareketi temsilcileri ise, “Filistin düşerse hepimiz düşeriz” mesajı verdi.

BARIŞ İÇİN ORTAK MÜCADELE VURGUSU

Forumda, kadın mücadelelerinin birleştirilmesi, toprakların korunması, kültür ve tarihi belleğin barışın örgütlenmesindeki rolü öne çıktı. 15 panelist ve 8 kültürel grubun katıldığı etkinlikte, Kürtçe “Şervanen Azadiyê” şarkısı seslendirildi ve Kürt halkının mücadele kültürü tanıtıldı.