GÖRÜNTÜLÜ

Fransa’da 151 kadının katledilmesine öfke: Acıları sessizliğe gömmeyeceğiz

Fransa’da 151 kadının cinsiyetleri nedeniyle katledilmesine öfke yağdı. “Unutmayacağız. Susmayacağız. Acıları sessizliğe gömmeyeceğiz!” diyen kadınlar, örgütlü kadın mücadelesinin zorunluluğunu vurguladı.

Fransa kentlerinde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında yüzlerce kadın sokaklara çıkarak, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla dayanışma ve direnme çağrısı yaptı. Eylemlerde kadın örgütleri, artan kadın cinayetlerine, cezasızlık politikalarına ve erkek-egemen sisteme dikkat çekerek örgütlü mücadelenin öneminin altını çizdi.

STRASBOURG

25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde Strasbourg’da kadınlar ve feminist gruplar, patriyarkal ve devlet şiddetine karşı yürüyüş düzenledi. Strasbourg Zîn Kadın Komünü de eylemde yer aldı.


Place Dauphine’den başlayan yürüyüş, Place de la République’te sona erdi. Yüzlerce kadın pankartlar taşıyarak megafonlarla taleplerini dile getirdi. Yürüyüş boyunca “Jin, Jiyan, Azadî” ve “La Femme, La Vie, La Liberté” sloganları atıldı.

Zîn Kadın Komünü üyeleri, yürüyüş sırasında TJK-E’nin açıklamasını okudu. Metinde kadın cinayetlerinin arttığı, mevcut yasaların ve önlemlerin yetersiz olduğu vurgulandı. Erkek egemen zihniyetin ve devlet politikalarının şiddeti büyüttüğü belirtilerek, “Bu şiddet, erkek egemen, devlet yanlısı ve güç odaklı bir zihniyetten kaynaklanıyor. Kadınların örgütlenmesi ve toplumsal savunması olmadan bu şiddeti durdurmak mümkün değil” denildi.

Açıklamada, Önder Apo’nun “Erkek egemen kültür aşılmadan sosyal, bilimsel ve etik başarı sağlanamaz” sözleri hatırlatılarak, kadının özgürlüğü olmadan demokratik toplumun inşa edilemeyeceği ifade edildi.

Strasbourg’da aynı gün belediye tarafından düzenlenen “Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Kolokyum”da ise sanat ve kültür alanında toplumsal cinsiyet temelli şiddet tartışıldı; tiyatro, müzik ve sinema gibi alanlarda farkındalık yaratmanın önemi vurgulandı.

RENNES

Fransa’nın Rennes kentinde kadın örgütleri ve feminist gruplar, 25 Kasım kapsamında meşaleli bir yürüyüş gerçekleştirdi. TJK-E – Rennes Kadın Meclisi Zîn 35 ile Nous Toutes 35 (NT35) de yürüyüşe katıldı.

République Meydanı’ndan Rennes Tren Garı’na kadar süren yürüyüşte kadınlar, devlet ve erkek şiddetine karşı protesto çağrısı yaptı. “Jin Jiyan Azadî” sloganı hem Kürtçe hem Fransızca atıldı.

Nous Toutes 35’in açıklamasında 25 Kasım’ın “unutmaya ve sessizliğe karşı mücadele günü” olduğu vurgulandı. Açıklamada “Unutmayacağız. Susmayacağız. Acıları sessizliğe gömmeyeceğiz” sözleri öne çıktı. 2025 başından bu yana Fransa’da cinsiyetleri nedeniyle katledilen 151 kadın hatırlatıldı.

Zîn 35 üyeleri, Wan’da kaybettirildikten sonra ölü bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojîn Kabaiş’in hikâyesini kamuoyuyla paylaştı. Kabaiş’in ölümüne ilişkin sürecin şeffaf yürütülmemesi, devlet ve adli kurumların sorumlulukları konusunda şüpheleri artırdığı vurgulandı.

TJK-E’nin resmi açıklamasının da okunduğu eylemde, kadına yönelik şiddetin zihniyet kaynaklı olduğu, küresel devlet sistemi ve finans kapitalin şiddeti perdelediği ifade edildi. Açıklamada, “tecavüz kültürü aşılmadıkça toplumsal gerçekliğin açığa çıkmayacağı” yönündeki Önder Apo’nun alıntısı yer aldı.

REIMS

Reims’te Hebûn Kadın Komünü öncülüğünde “Kastik Katile Karşı Direniş” şiarıyla yürüyüş düzenlendi. Eylemde, Taybet İnan, Rojin Kabaiş ve Narin Güran’ın erkek-devlet şiddetinin kurbanı oluşu, kapitalist modernitenin kadına yönelik çok yönlü saldırılarının örnekleri olarak dile getirildi.

“Jin Jiyan Azadî” sloganlarının yükseldiği yürüyüşte, Önder Apo’nun “kadın özgür olmadıkça hiçbir halk özgür olamaz” tespiti hatırlatıldı. Önder Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’ndaki analizlere atıf yapılarak, erkek egemen “kastik katil” aygıtının yalnızca bireysel yaşamları değil, halkların kültürel hafızasını ve kolektif direncini hedef aldığı ifade edildi.

Kadınlar, kapitalist sistemin ve devlet mekanizmalarının kadını sömüren yapılarının halkların iradesini de çürüttüğünü belirtti. Buna karşı tek çözümün kadınların özsavunması ve örgütlü direnişi olduğu vurgulandı.

Reims’teki yürüyüş, patriyarkal ve devlet şiddetinin sistematik olduğu her yerde direnişin de kolektif, politik ve bilinçli olması gerektiği mesajıyla sona erdi.