KCDK-E: Paris katliamları kadın özgürlük mücadelesine yönelik planlı bir saldırıdır

KCDK-E, 23 Aralık 2022’de Paris’te katledilen Evin Goyi, Mir Perwer ve Abdurrahman Kızıl’ı anarak, katliamların Kürt halkına ve kadın özgürlük mücadelesine yönelik soykırım konseptinin bir parçası olduğunu vurguladı.

PARİS KATLİAMI

Kürdistan Demokratik Toplumlar Kongresi – Avrupa (KCDK-E), Fransa’nın başkenti Paris’te 23 Aralık 2022 tarihinde katledilen Evin Goyi, Mir Perwer ve Abdurrahman Kızıl için yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Paris’te gerçekleşen ikinci katliamın uluslararası boyutunun açık olduğu belirtilerek, saldırının Ankara’da Türk devleti tarafından planlandığı ifade edildi.

Açıklamada, söz konusu katliamla Jin, Jiyan, Azadî sloganı etrafında tüm dünyaya umut olan kadın özgürlük hareketinin hedef alındığı vurgulandı. Evin Goyi’nin özellikle bu nedenle kasten katledildiği belirtilerek, Kürt kadın hareketi şahsında tüm Kürt halkının hedeflendiği kaydedildi. Her iki Paris katliamının da Abdullah Öcalan’a, özgürlük hareketine ve Kürt halkına yönelik yürütülen soykırım savaş konseptinin bir parçası olduğu ifade edildi.

Türk devletinin Kürt halkına karşı soykırım hedefli bir savaş yürüttüğü belirtilen açıklamada, bu savaşta özellikle özgür kadın iradesi ve öncülüğünün hedef alındığına dikkat çekildi. 19 Aralık’ta katledilen gazeteci Cîhan Bilgin örnek gösterilerek, Bilgin şahsında tüm basın şehitleri saygı ve minnetle anıldı.

Açıklamada, Türk devletinin Kürdistan’da yürüttüğü katliam ve kirli savaşı yurtdışına taşıyarak soykırım stratejisini genişlettiği vurgulandı. Fransa devletinin, 2013 yılında Paris’te Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’a yönelik gerçekleştirilen katliamı aydınlatmaması ve dosyayı kapatma girişimlerinin, ikinci Paris katliamının önünü açtığı ifade edildi.

Bu nedenle Fransa devletinin suç ortağı olduğu belirtilen açıklamada, 2013 katliamı aydınlatılmış ve Türk devleti yargılanmış olsaydı, yeni bir katliamın gerçekleşemeyeceği kaydedildi. Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinin, Türk devletinin Kürt özgürlük mücadelesini kriminalize eden ve yasaklayan politikalarına zemin sunduğu vurgulandı.

Kürt halkına yönelik sürdürülen topyekûn soykırım saldırılarının bir parçası olan Paris katliamlarının, Avrupa devletlerinin sessizliği ve iki yüzlü tutumlarıyla doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi. Açıklamada, Kürt halkının bu saldırılara karşı öfkesinin büyüdüğü belirtildi.

KCDK-E, açıklamasının sonunda Avrupa’daki tüm Kürdistanlıları, dostları, demokrasi ve özgürlükten yana olan herkesi mücadeleyi büyütmeye ve ikinci Paris katliamını protesto etmeye çağırdı. Kadın özgürlük devriminin merkezi olarak tanımlanan Rojava Devrimi’ne sahip çıkılması çağrısı yinelendi.