Kongra Star, Rojava Devrimi'nin 13. yıl dönümünü kutladı
Rojava Devrimi'nin 13. yıl dönümünü kutlayan Kongra Star, "Bedeli ne olursa olsun, zafer özgürlüğü ve demokrasiyi esas alan halkların olacaktır” dedi.
Rojava Devrimi'nin 13. yıl dönümünü kutlayan Kongra Star, "Bedeli ne olursa olsun, zafer özgürlüğü ve demokrasiyi esas alan halkların olacaktır” dedi.
Kongra Star, Rojava Devrimi'nin 13. yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada
“19 Temmuz 2012’de halkımız, kaderini belirleme iradesiyle ayağa kalktı ve radikal bir toplumsal dönüşüm sürecine başladı. Bugün, bu devrimin 13. yıl dönümünü kutluyoruz.
Kobanê’de halk meclislerinin inşasıyla başlayan bu süreç; özgür toplum ve eşitlik ilkeleri temelinde, Kuzey ve Doğu Suriye geneline yayılarak bir dönüşüm sürecine dönüştü. Rojava Devrimi, dış müdahalelere dayanmadan, halkın kolektif emeği ve iradesiyle gelişti. Bu adımların amacı yalnızca bir yönetim biçimini değiştirmek değil, yaşamın tüm yönlerini dönüştürmekti” diye belirtildi.
Kadınların bu sürecin öncü gücü olduğunu kaydeden Kongre Star, kadınların her alanda inisiyatif aldığını, kendi örgütlülüklerini kurarak karar mekanizmalarına katıldıklarını ve öz savunmalarını geliştirdiklerini vurguladı. Kongra Star, “Kürt kadınlarının başlattığı mücadele; Arap, Süryani, Ermeni, Dürzi, Alevi ve Êzidî kadınlar için de bir umut haline geldi. Kadınlar, barışın öncüsü olabileceklerine dair inançla değişime yön verdiler. Hedefimiz; kimlik, inanç ve kültür fark etmeksizin tüm kadınlar için özgürlüğü esas almaktır” dedi.
Suriye’de kadın haklarına yönelik yeni tehditlerin ortaya çıktığına dikkat çekilen açıklamada; özellikle Şeriat hukukunu dayatan, cinsiyetçi ve merkeziyetçi yapıların yeniden güç kazandığı uyarısında bulunan Kongra Star, “Yeni anayasa ve geçiş dönemi adı altında kadın haklarının yok sayılması bir çözüm değil, aksine krizi daha da derinleştirmektir” dedi.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin Toplumsal Sözleşmesi’nin, eşit temsiliyete ve kadınların yaşamın her alanında aktif rol aldığı bir sisteme dayandığı hatırlatılarak, “Rojava Devrimi, kadın emeğiyle örülen bu sözleşme sayesinde ayakta kalmıştır” ifadeleri kullanıldı.
Yeni Suriye’nin, halkların iradesini esas alan ve kadınların karar gücünü güvence altına alan ilkeler çerçevesinde inşa edilmesi halinde, toplumların barış içinde bir arada yaşayabileceği belirtildi.
Suriye’de Alevi ve Dürzi halkına yönelik gerçekleştirilen saldırı ve katliamların altını çizen Kongra Star, “Kürt halkı ve Kuzey-Doğu Suriye halkları devrimin yıl dönümünü coşkuyla kutlamaya hazırlanırken, Suriye’deki farklı inançlara sahip halklar; radikal güçlerin ve onların iş birlikçilerinin soykırım saldırılarına maruz kalmaktadır.
Alevi ve Dürzi halkımıza yönelik katliamlar yapılmakta, ormanları yakılmakta, kadınlar bir taraftan katliam, kaçırma ve tecavüz ile karşı karşıya kalırken, bir taraftan da sokaklarda pazarlanıyor. Bu suçlar dünyanın gözü önünde işlenmektedir. Son dönemde bu saldırılar, özellikle Süveyda halkı üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Daha önce de sahnelenen senaryo bugün tekrar Dürzi halkımıza uygulanmaktadır” dedi
Saldırılar karşısında Dürzi kadınların onurlu direnişi örnek gösterilen açıklamada, “Kadınlar, umutları ve inançlarıyla demokratik, adem-i merkeziyetçi ve kadın haklarını savunan bir Suriye için seslerini yükseltiyor” ifadelerine yer verildi.
Tüm kadınlara ve halklara ortak mücadele çağrısı yapılan açıklamada, “Kongra Star olarak, birlik ve ittifakımızla Suriye’de dönüşüm ve değişimin dinamik gücü olacağımıza inanıyoruz. Bugün içinden geçilen süreç, Suriye’de kadınlarının yaşadığı gerçekliktir ve bu da bizlere önümüzdeki günlerde savunma ve örgütlenme mekanizmalarımızı güçlendirme sorumluluğunu yüklemektedir” diye belirtildi.
Devrimin kazanımlarının korunması ve geleceğin inşası için öz savunmanın güçlendirilmesi gerektiği ifade edilerek şu sözlere yer verildi:
“YPJ ve QSD gibi savunma güçleri etrafında kenetlenmeliyiz. Her kadın öz savunmasını güçlendirmelidir. Bu mücadele hepimizin omuzlarındadır ve zafer ancak ortak bir irade ile kazanılacaktır. Bedeli ne olursa olsun, zafer özgürlüğü ve demokrasiyi esas alan halkların olacaktır.”