Kürt sorununun çözümü için Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 14’üncü toplantısının ikinci oturumu başladı. Toplantının birinci oturumunda konuşan Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) temsilcileri, kayıp yakınlarının yaşadığı hukuki ve toplumsal sorunları dile getirdi.
MEBYA-DER adına ilk sözü alan Nezahat Toprak Hasan, “Bugün burada iki sıfat ve tek kimliğim olan Türkiye'nin kimliği ile bulunuyorum” diyerek, çatışmalı süreçlerde kaybedilen abisi Adem’in akıbetini aradığını anlattı. Nezahat Toprak Hasan, devlet yetkililerinden aldığı olumsuz yanıtları paylaşarak, kayıp yakınlarının yaşadığı mağduriyete dikkat çekti.
Yakınlarını kaybedenlerin cenaze ve taziye süreçlerinde yaşadığı hak ihlallerine de değinen Nezahat Toprak Hasan, bazı cenazelerin teşhir edilerek sokağa bırakıldığını ve taziyelere kolluk tarafından müdahale edildiğini ifade etti. Nezahat Toprak Hasan, Mûş Gimgim’da bir kadının cenazesinin korunması için çocuklarının nöbet tuttuğu olay ve Hacı Lokman Birlik’in cenazesinin panzerle sürüklenmesi gibi örnekler verdi.
Toplumsal rızayı artırma konusuna değinen Nezahat Toprak Hasan, “Kayıp yakınlarının kaygıları giderilmeden sürecin ilerlemesi mümkün değil. Bu nedenle sürecin baş müzakerecisi olarak Sayın Abdullah Öcalan ile görüşülmelidir. Hakikatleri araştıracak bir komisyon kurulması ailelerin yaralarını görünür kılabilir” dedi. Hasan, konuşmasını “Barışın mimarı Sayın Abdullah Öcalan'a ve barışa bir damla su verecek tüm kesimleri selamlıyoruz” ifadeleriyle tamamladı.
MEBYA-DER yöneticisi Ramazan Dengiz ise, gerilla cenazelerine yönelik hak ihlallerini detaylandırdı. Dengiz, ailelerin cenazeleri taşıma ve defnetme süreçlerinde karşılaştığı engelleri anlattı, kimsesiz ve ismi belirsiz cenazelerin toplu şekilde gömüldüğünü, mezarlıkların havadan ve karadan saldırıya uğradığını belirtti. Ayrıca ailelere açılan tazminat davaları ve soruşturmalara dikkat çekerek, DNA bankası ve bağımsız hakikat komisyonu kurulması önerilerini sundu.
Toplantıda söz alan AKP MKYK üyesi ve Demokrasi ve Birlik Derneği Başkanı Mehmet Metiner de, sürecin “pozitif bir al-ver” süreci olduğunu vurguladı. Metiner, demokratik ve hukuki adımların silah bırakma koşuluna bağlanmaması gerektiğini belirterek, Kürt vatandaşlar için demokratik hakların PKK ve silah sorununun ötesinde güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
Metiner, örgüt mensuplarının dönüşü ve entegrasyonu için yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini, silah ve önyargıların toprağa gömülmesi gerektiğini söyledi. Barışın kalıcılığının yalnızca siyasetin değil, toplumun vicdan ve ortak bilinciyle mümkün olacağını belirten Metiner, “Ayrıştıran değil birleştiren bir dil çoğalmalı; öfkenin yerine umut, ayrışmanın yerine birleşme bilinci koymalıyız” dedi.