Meclis’te ‘toplumsal cinsiyet temelli şiddeti önleme birimi’ kurulmalı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Parlamento Kadın Milletvekili Grubu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) staj yapan 18 yaş altı kız çocuklarına yönelik cinsel saldırı iddialarına ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, yaşananların üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini belirterek, Meclis bünyesinde Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddeti Önleme ve İzleme Birimi kurulması çağrısında bulundu.

Halide Türkoğlu, özellikle TBMM lokantası ve mutfağında staj yapan çocukların cinsel taciz ve istismara maruz kaldığına dair iddiaların artık “iddia” olmaktan çıktığını; çocuk beyanları, kamera kayıtları, mesajlaşmalar ve tutuklamalarla somutlaştığını söyledi. İstismarın münferit değil, bilinen ve tolere edilen bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti.

Açıklamada, “stajyer” adı altında çalıştırılan çocukların fiilen ucuz ve güvencesiz emek olarak kullanıldığı, yeterli denetim ve koruyucu mekanizmalardan yoksun bırakıldığı vurgulandı. MESEM ve benzeri uygulamaların çocukları yapısal risk altına soktuğu ifade edildi.

DEM Parti Kadın Grubu, soruşturmaların yalnızca failleri değil; bildiği hâlde bildirmeyenleri, denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyenleri ve örtbas eden tüm yönetsel kademeleri kapsaması gerektiğini belirtti. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ve ILO 190’a taraf olunmamasının politik tercihler olduğu hatırlatılarak, bu kararların kadınlar ve çocuklar için ağır sonuçlar doğurduğu vurgulandı.

Grup, koruyucu ve önleyici mekanizmalar hayata geçirilene kadar Meclis yönetiminin sorumluluğunun devam ettiğini kaydetti.

Şu çağrılar yapıldı:

1- Çocuklara ulaşan, onların beyanlarını esas alan, psiko-sosyal ihtiyaçlarını gözeten, aileleriyle birlikte çalışan, Meclis hiyerarşisinden ve siyasi baskıdan bağımsız bir özel soruşturma ve izleme mekanizması derhal kurulmalıdır. 

2- Failin değil mağdurun korunmasını esas alan, cezasızlığı değil hesap verebilirliği merkeze alan, örtbası değil hakikati ortaya çıkaran bir adalet süreci sağlanmak zorundadır. Bu nedenle kurulacak bağımsız ve özel soruşturma mekanizmasının yetkisi yalnızca bireysel eylemleri değil, kurumsal sorumluluğu ve bağlantılı suçları da kapsayacak biçimde tanımlanmalı; süreç kamuoyuna karşı şeffaf biçimde yürütülmelidir.

3- TBMM bünyesinde, kadınlar ve çocukları kapsayan ve şiddetin her türünü içeren, açık tanımlara dayalı, önleyici ve koruyucu niteliği güçlü bir “Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddetle Mücadele ve Önleme Politika Metni” hayata geçirilmelidir. Bu doğrultuda politika metninin uygulanmasını izlemek ve denetlemek üzere, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çocuk hakları alanında uzmanlardan, grubu bulunan tüm partilerin temsil edildiği ve alanda deneyimi olan kadın milletvekillerinin yer aldığı “TBMM Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddeti Önleme ve İzleme Birimi” kurulmalıdır.

4- İstanbul Sözleşmesine yeniden dönülmeli ve sözleşmenin yükümlülükleri yaşamın her alanında etkin biçimde hayata geçirilmelidir.

5- Türkiye, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesine taraf olmalı, aynı zamanda sözleşmeye dair tavsiye kararlarını iç hukuka adapte etmelidir.

6- İşyerinde şiddet ve tacizi açıkça yasaklayan, caydırıcı yaptırımlar içeren güçlü ve bağlayıcı yasal düzenlemeler ivedilikle yapılmalıdır.

7- Meclis, yaşamın her alanında kadınlara, çocuklara ve LGBTİ+’lara yönelen erkek şiddetini, tacizi ve istismarı önleyici kapsamlı kamu politikaları yapmakla yükümlüdür. Bu konuda acil eylem planları hayata geçirilmelidir.

8- Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddeti Önleme ve İzleme Birimleri ve Politika Belgeleri Meclis öncülüğünde tüm kamu kurumlarında kalıcı mekanizma olarak hayata geçirilmelidir."