‘Nafakaya saldırı, yoksulluğa sürüklüyor’

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nden Adile Doğan, nafaka hakkına yönelik saldırıların kadınları derin yoksulluğa sürüklediğini söyledi.

NAFAKA HAKKI

AKP iktidarının kazanılmış hakları adım adım geri çekerek “makbul aile” söylemini yerleştirmeye çalıştığını kaydeden Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nden Adile Doğan, nafaka hakkını  gasp girişiminin de rejim değişikliğinin parçası olduğunu vurguladı. 

11. Yargı Paketi kapsamında nafaka düzenlemeleri yeniden gündeme taşındı. Taslak metinlerde yer alan bilgilere göre, nafaka borcu nedeniyle uygulanan tazyik hapsine üst sınır getirilmesi planlanıyor, bu sınır bir yılı geçmeyecek. Ayrıca, cezaevinde bulunulan süre boyunca nafaka ödemesi yapılamadığı durumlarda hapis cezası uygulanmaması öngörülüyor. En dikkat çekici maddelerden biri ise kamuoyunda sıkça hedef gösterilen “süresiz nafaka” uygulamasının kaldırılmasına yönelik öneri. Bunun yanı sıra aile içi uyuşmazlıklarda arabuluculuk sisteminin hukuk mevzuatına dahil edilmesi de gündemde. Kadın örgütleri ise bu düzenlemelerin, nafaka hakkını zayıflatmakla kalmayıp kadınların ve çocukların yaşam güvencesini doğrudan tehdit ettiğini savunuyor. ANF’ye konuşan İstanbul’daki Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Adile Doğan, sahadan aktardığı verilerle bu düzenlemelerin nasıl bir toplumsal yoksullaşma ve şiddet döngüsüne yol açtığını anlattı. Doğan, 2025’in sonuna yaklaşırken 6 binin üzerinde mağduriyet vakasıyla karşılaştıklarını söyledi. Nafaka hakkına yönelik saldırıların, kadınların ekonomik bağımsızlığını hedef alan daha büyük bir politik dönüşümün parçası olduğuna dikkat çeken Doğan, “Kürtajın fiilen erişilemez hale gelmesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshi, kadına yönelik şiddetin cezasızlaştırılması gibi adımların ardından, şimdi de nafaka hakkı daraltılmak isteniyor” dedi. 

KAZANILMIŞ HAKLARI GERİ ÇEKİYOR

Adile Doğan, nafaka hakkına yönelik saldırıların yalnızca bir hukuk meselesi değil, aynı zamanda siyasi bir rejim değişikliğinin parçası olduğunu savunarak, AKP iktidarının kazanılmış hakları adım adım geri çekerek “makbul aile” söylemini yerleştirmeye çalıştığını kaydetti. Doğan, “AKP iktidarı sonuçta bir rejim değişikliğine gidiliyor. Kürtaj hakkından İstanbul Sözleşmesi’ne, kadına yönelik şiddetin cezasız bırakılmasına kadar her şey bu çizgide ilerledi. Önce söylediler, sonra fiilen uyguladılar. Devlet hastanelerinde kürtaj yapılmadı, kadınlar haklarını kullanamaz hale getirildi” diye konuştu. 

NAFAKA KARŞITLIĞI KADINLARI HEDEF ALDI

Doğan, nafaka hakkına karşı yürütülen kampanyaların kadınları sistematik biçimde suçlu ve haksız gösterdiğini hatırlatarak, kamuoyunda dolaşan söylemlerin kadınları üçkağıtçı gibi gösterdiğini, bu nedenle haklarını savunmalarının zorlaştığını vurguladı. Gerçekte nafaka talebinin çoğunlukla çocukların bakımına yönelik olduğunu, uzun evliliklerden sonra bile kadınların nafaka istemediğini belirten Doğan, sigortalı olma şartının yeniden getirilmesinin erkekler tarafından kötüye kullanılabileceğini söyledi. Doğan, şunları söyledi: “Sigortasız çalışarak nafaka ödemekten kaçan erkekler, kadınları daha da çaresiz bıraktı. Eskiden nafaka ödemeyen erkeğe haciz uygulanabiliyordu; ya para ödeyecek ya hapis yatacaktı. Şimdi bu kaldırılmak isteniyor. Sigortalı olma şartı yeniden gündeme getirildi ama bu zaten daha önce kötüye kullanılmıştı. Erkekler sigortasız çalışarak nafaka ödemekten kaçıyordu. Kadının elinde hiçbir şey kalmıyordu. Şimdi bu yeniden gündeme getirildi. Erkeklerin eline daha büyük bir koz verildi.”

MAĞDURİYET VAKALARI 6 BİNİ AŞTI

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’ne ulaşan mağduriyet vakalarının sayısının Kasım 2025 itibarıyla 6 bini aştığını paylaşan Doğan, bu vakaların çoğunda erkeklerin çocuklarına bakmadığını, velayeti kadına verip nafaka talep edilmemesi şartıyla boşandıklarını aktardı. Kadınların şiddet uygulayan erkekten kurtulmak için bu şartları kabul etmek zorunda kaldığını söyleyen Doğan, “Sonra o derin yoksulluk kadınların hayatını alaşağı etti. Ev bulamadılar, çocuklarına bakamadılar, küçük çocukları varsa çalışamadılar. Bu ülkede bir kadının çalışabilmesi için çocuğunun en az 12 yaşında olması gerekiyor” dedi. 

EKONOMİK EŞİTSİZLİK ŞİDDETE RAZI BIRAKTI

Kadınların ekonomik yetersizlik nedeniyle şiddete razı geldiğini, sustuğunu ya da çocukların büyümesini beklemek zorunda kaldığını söyleyen Adile Doğan, şunları ekledi:  “Kadınlar 8-9 bin liraya çalışıyor ama kiralar 30 bin. Bu koşullarda nafaka hakkı olmazsa kadınlar ve çocuklar hayatta kalamaz. Karşı taraf yasadaki boşlukları çok rahat kullandı. Kadınlar ekonomik yetersizlik nedeniyle şiddete razı geldi, sustu, öldürülmemek için geri adım attı. Ya susacak ya da çocukların büyümesini bekleyecek. Bu durum özellikle çocukları olan kadınlar için daha da ağırdı. Bu sadece kadınların meselesi değil ki. Ortak yapılmış çocukların meselesiydi ama yük hep kadına bırakıldı. Bu koşullarda nafaka hakkı olmazsa kadınlar ve çocuklar hayatta kalamaz. Bu sadece kadınların değil, çocukların da hakkı.”