Newaya Jin gazetesi 251. sayısı yayımlandı
Newaya Jin gazetesi, 251. sayısını “Komploculardan soykırım ve imha dayatması: ‘habitus mekanizması’ devrede” manşetiyle yayımladı.
Newaya Jin gazetesi, 251. sayısını “Komploculardan soykırım ve imha dayatması: ‘habitus mekanizması’ devrede” manşetiyle yayımladı.
Gazetenin bu sayısında; 15 Şubat Uluslararası Komplosu ve Ortadoğu’da güncel olarak sürdürülen yeni komplo süreçleri, Rojava’ya yönelik saldırılar ve gelişen direnişler, İran’da yaşanan halk serhildanları, Demokratik Toplum Manifestosu’nda ortaya konulan yeni fikirler ile Önder Apo’nun tarihsel sosyolojisine ilişkin akademisyen değerlendirmeleri yer aldı. Ayrıca 6 Şubat 2023 Maraş merkezli deprem, Kuzey Kürdistan illerinde kadınlara yönelik sistematik şiddet ve özel savaş politikaları da dosya konuları arasında yer aldı.
Gazetenin Forum sayfasında, Önder Apo’nun 19 Ekim 1993 tarihinde yaptığı değerlendirmelere yer verildi. Önder Apo devrim, özgürlük ve kadın-erkek ilişkilerinin toplumsal dönüşümdeki rolünü ele alarak, bir devrimin özgürlük düzeyinin bireyler arası ilişkilerle ve özellikle kadın-erkek ilişkilerindeki özgürlükle doğrudan bağlantılı olduğunu değerlendiriyor.
ŞUBAT AYINA YENİ KOMPLOLARLA GİRİLİYOR
Gazetenin yazarlarından Raperin Munzur, Şubat ayına uluslararası güçlerin ve Türkiye’nin yeni komplolarıyla girildiğini belirtti. Munzur, 1998’deki uluslararası komplonun Kürt sorununda savaşı derinleştirmeyi ve özgürlükçü Kürt Önderliğini tasfiye etmeyi hedeflediğini ifade ederek, Rêber Apo’nun bu süreci tersine çevirmek amacıyla 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı yaptığını hatırlattı.
Barış ve demokrasi adına aradan geçen süreye rağmen somut bir ilerleme sağlanmadığını belirten Munzur, özellikle Rojava’ya yönelik saldırıların en üst düzeye çıktığını kaydetti. Bu saldırıların uluslararası komplonun devamı niteliğinde olduğunu ve barış sürecini sabote etmeyi amaçladığını dile getirdi.
Munzur, Rojava’nın DAİŞ artıkları ve saldırılar karşısında direnişini sürdüreceğini belirterek, Rojava devriminin bir kadın devrimi olduğuna dikkat çekti. “Rojava’yı savunmak insanlığı, kadın özgürlüğünü ve geleceği savunmaktır” diyen Munzur, eylemlerin seferberlik ruhuyla büyütülmesi çağrısında bulundu.
Yazıda ayrıca Şubat ayının, Şahlık rejiminin halkların ve kadınların serhildanlarıyla devrilmesinin yıldönümü olduğuna işaret edilerek, bugün İran ve Rojhilat’ta süren direnişlerin halkların özgür geleceklerini inşa edecek irade ve güce sahip olduğunu gösterdiği vurgulandı. Munzur yazısını, “Süreç nasıl ilerlerse ilerlesin mücadele daimi, özgürlük kesindir” sözleriyle tamamladı.
İDAM SEHPASINDAN DİYALOG MASASINA
Yazar Viyan Lolan, 15 Şubat Uluslararası Komplosu’nun, 1925’te Şeyh Sait’in idamıyla başlatılan inkâr ve imha politikalarının devamı niteliğinde olduğunu ifade etti. Komplonun Kürtlerin birlik ve özgürlük umutlarını yok etmeyi hedeflediğini vurguladı.
Lolan, Rêber Apo’nun mücadele tarzıyla bu planın boşa çıkarıldığını belirterek, idam sehpasından diyalog masasına uzanan sürecin tarihe müdahale anlamı taşıdığını dile getirdi. İmralı sürecinde kadın özgürlük perspektifinin derinleştirildiğini, Jineoloji’nin geliştirildiğini ve sosyalizmin evrensel bir yaklaşımla yeniden yorumlandığını ifade etti.
Lolan ayrıca, çözüm süreçlerini sabote eden “komplo” ve “habitus mekanizması”na karşı örgütlü ve bilinçli mücadelenin zorunlu olduğunu vurguladı. İran ve Rojhilat’taki ayaklanmalara dikkat çeken Lolan, Rojava ve Suriye’de kurulan demokratik sistemin tasfiye edilmesi için yeni bir komplo mekaniğinin devreye sokulduğunu belirtti. Deniz Afrin ve Ziyad Halep şahsında ortaya çıkan direnişin, gericiliğe karşı onurlu duruşun simgesi olduğunu ifade etti.
Akademisyen Nazan Üstündağ, Önder Apo’nun tarihsel sosyoloji kavramsallaştırmalarının Kürt halk mücadelesinden süzülerek yeni açılımlar sağladığını belirtti. Üstündağ’a göre Önder Apo, insanı örgütlü bir varlık olarak tanımlarken, özgürlüğü de bağlantılar içinde örgütlü farklılaşma biçiminde ele alıyor.
Önder Apo’nun son manifestosunda kişisel ve toplumsal özgürlük mücadelesinin anlamını ortaya koyduğunu ifade eden Üstündağ, Kürt halkının kültürel ve toplumsal pratiklerinin —heval, halay, komün, enternasyonalizm— özgür insan olmanın farklı tezahürleri olduğunu vurguladı.
ABYA YALA’DAN KÜRDİSTAN’A KADIN MÜCADELESİ
“Abya Yala’dan Kürdistan’a uzanan kadın mücadelesi, yaşamın yok edilmesine karşı verilen ortak direnişi görünür kılıyor.” Mesajını içeren, Aynı ufku paylaşan farklı mücadeleler başlığı altındaki yazıya gazetenin 5. Gündem sayfasında yer verildi.
Gazetenin 6. Gündem sayfasında Roma Tre Üniversitesi Siyaset Felsefesi Profesörü Federica Giardini ile Seval Balcı’nın yaptığı röportaj yer aldı. Giardini, 15 Şubat Uluslararası Komplosu’yla Türkiye’ye getirilen Önder Apo’nun tutukluluğunu temel hakların ihlali olarak değerlendirdi.
Önder Apo’nun adil bir toplumun mümkün olabileceğine dair arayışta merkezi bir referans olmaya devam ettiğini belirten Giardini, İtalya’da ve özellikle Roma’da Önder Apo’nun düşüncelerini takip eden güçlü bir kültürel ve siyasal ağın oluştuğunu ifade etti.
KADIN VARLIK VE XWEBUN
Jineoloji sayfasında Pelda Sarya, toplumların başlangıçta anasoylu yapıya sahip olduğunu, ancak erkek egemenliğinin bu yapıyı dağıtarak atasoylu aile kurumunu inşa ettiğini belirtti. Ataerkil ahlak sisteminin kurulmasıyla kadının eve kapatıldığını ve köleleştirildiğini vurgulayan Sarya, Gerda Lerner’in araştırmalarına da atıfta bulundu.
Gazetenin 9. sayfasında, Katalonya Jineoloji Komitesi üyesi Fanny Arambîlet ile yapılan röportaj yer aldı. Arambîlet, 15 Şubat Uluslararası Komplosu, kadın özgürlüğü ve Jineoloji üzerine yöneltilen soruları yanıtladı.
İRAN VE ROJHILAT’TA HALK AYAKLANMALARI
Gulan Fehîm ve Peyman Viyan, İran ve Rojhilat’ta süren halk ayaklanmalarını değerlendirdi. Fehîm, binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve internet engelleri nedeniyle haber alınamadığını ifade etti. Ayaklanmaların yalnızca ekonomik değil, siyasi ve toplumsal krizlerin sonucu olduğunu belirtti.
Peyman Viyan ise “Jin Jiyan Azadî” hareketiyle yürütülen eylemlerin demokratik bir zeminde geliştiğini, kadınların ve gençlerin direnişin öncüsü olduğunu vurguladı.
KADINLARA YÖNELİK SİSTEMATİK BASKILAR
Gazete yazarlarından Roza Metina, kadına yönelik şiddeti ve özel savaş politikalarını ele aldı. TBMM’de stajyer öğrencilerin maruz kaldığı taciz vakalarına rağmen iktidarın önlem almadığını belirten Metina, Kürdistan kentlerinde fuhuş çeteleri ve cezasızlık politikalarının sürdüğünü yazdı. DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp’in konuya ilişkin değerlendirmelerine de yer verildi.
1085 GÜN: FAY KIRIĞI HAYATLAR
Gazetenin ekoloji sayfasında yazar Güler Yıldız, 6 Şubat 2023 depreminin üçüncü yılında en az 53 bin kişinin hayatını kaybettiğini, milyonlarca insanın hâlâ güvenli barınma koşullarına erişemediğini hatırlattı. Deprem sonrası uygulamaların kadınlar üzerindeki bakım ve şiddet yükünü artırdığına dikkat çekildi.
ERMENİSTAN VE SRİ LANKA’DA KADIN MÜCADELELERİ
Mızgîn İbîn’in röportajında, Sri Lanka Yeşil Devrim Kadın Hareketi temsilcisi Menu de Silva kadın mücadelesinin görünmeyen ancak sürekli ilerleyen bir süreç olduğunu ifade etti. Ermenistan’dan feminist aktivist Astrik Avetisyan ise kadın öfkesinin politik bir güç olduğunu vurguladı.
Newaya Jin Gazetesi’nin 251. sayısının tamamına newayajin.net adresinden ulaşılabilinir.