Orta Anadolu'dan içimize akan gür bir nehrin asi sesi: Emine Erciyes

Emine yoldaş, Türkiye'nin Orta Anadolu'sundan içimize akan hoş ve gür bir nehrin asi sesiydi. Kadın renginin içten, samimi, emekçi ve yiğit yanıydı. Türkiye ve Kürdistan'ın özgürleşen kadın profiliydi.

EMİNE ERCİYES

Değerli yoldaşım Emine Erciyes (Nazlı Taşpınar) ve onunla birlikte 20 Nisan 2020’de şehit düşen sevgili yoldaşlarımız Ekin Amara Toldar (Leyla Acar) ile Zîn Zagros’u (Şehriban Akın) saygı ve hürmetle anıyorum.  Çok sevgili ve değerli ailelerine, halklarımıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

Emine Erciyes arkadaşımızın özgürlük mücadelesi tarihimizde çok farklı bir yeri vardır. PKK'nin kuruluşunda Türkiyeli yoldaşlarımız, yoldaşlığın, fedakarlığın, inancın güzelliğiyle yoğrulmuş yeni yaşamın özsuyu misali bir rol oynadılar. Kürdistan'ın özgürlüğü, derin ve yüce yoldaşlıklarla mayalandı; özgürlük mücadelemiz bu özle büyüdü. 

Bu yoldaşlıklar, özünde Türkiye halklarının kardeşçe, eşit ve özgürce bir arada yaşamasının, birlikte mücadele etmesinin prototipini temsil ediyorlardı. PKK bu ruhla büyüdü ve mücadele etti. Emine arkadaşın özgürlük mücadelemizdeki yeri ve anlamı, bu yoldaşlık ve mücadele ruhunu temsil etmesinden, bunu sürdürmesinden ve büyütmesinden kaynağını alır.

Bu nedenle unutulmazdır, hep anılacaktır. Ve Emine arkadaşın yarattığı değerleri, Türkiyeli ve Kürdistanlı halklar daima büyük bir minnet ve şükranla anacaklardır.

Emine Erciyes yoldaş, Türkiyeli devrimci önderlerden başta Mahir Çayan olmak üzere Deniz Gezmiş ve İbrahim Kaypakkaya’dan etkilenir. Lise yıllarında tanıştığı Apo'cu düşüncelerle birlikte mücadelemize ilgisi oluşur. Özgürlüğe giden yolun kadın özgürlüğü ve Kürt halkının özgürlüğünden geçtiğini bilinç ve sezgileriyle erkenden anlayarak özgürlük saflarına katılır.

90’lı yıllarda Rêber Apo'nun Türkiyelileşme çalışmaları kapsamında geliştirilen DHP örgütlülüğü temelinde, 1997 yılında katılım yapar.

Emine yoldaş, Nevşehir'in bir köyünde büyümüştü. Zeki, iradeli, kararlı ve inatçı bir kişiliğe sahipti. Doğruları anladığında onun peşinden gidecek asalete ve cesarete sahipti.

Türkiyeli bir kadın olarak Haki Karer ve Kemal Pir çizgisinin en çekici, nadide temsili olmaya ahdetmiş bir duruşu vardı. Kadın kişiliğinin en çarpıcı, çok yönlü, mütevazı, emekçi ve inanç dolu yanlarını ortamımıza yansıtan bir arkadaşımızdı.

Bu yönüyle kadın özgürlük mücadelemizde, Türkiyeli kadın yoldaşların öncülüğünü ve emeğini yansıtan, Önderliğe layık duruşuyla tüm yaşamında sergiledi. Rêber Apo, Türkiyeli kadınların erkeklere nazaran özgürlüğe daha ilgili olduklarını ve arayışlarının güçlü bir biçimde belirginleştiğini hep söylemiştir. Bilindiği gibi, özellikle 90'lı yıllarla birlikte Türkiyeli kadın arkadaşların özgürlük hareketimize yoğun katılımları ve öncülük yapmaları söz konusu oldu.

Emine Erciyes arkadaşımızın şahsında Türkiyeli kadın arkadaşların katılımını değerlendirecek olursak, çok rahatlıkla şunu görebiliriz ki; faşist yaşamdan ve onun egemen erkek ilişkilerinden bir kopuş ve reddediş durumu var. Türk devletinin oluşturduğu milliyetçi, faşist, dinci ve cinsiyetçi bakış açısı kabul edilmedi. Rêber Apo'nun özgürlük öğretilerine büyük bir inanç var. Yeni ve özgür yaşama, özgür kadın kişiliğinin yaratılabileceğine dair güçlü anlam yüklü bir yol alış söz konusudur.

Bu var oluş; Türk-Kürt kardeşliğinin derin bir yoldaşlık ruhu, sevgisi ve bağlılığı ile tanımlanır. En son şehit düşen Emine Erciyes arkadaş dahil olmak üzere Özgür Kürdistan (Ülkü Bahçeci-1995), Hêlîn Çerkez (Nermin Akkuş-1998), Canda Türk- (Sanem Bertan-1997), Mizgîn Türk (Hüsne Akgül-1995), Ronahî Emek (Ümran Yıldırım), Rûken Çiya (Hatice Afitap Demirer-1994) ile birlikte 2017 yılında Amed’de eyalet komutanı olan Gülnaz Ege (Nuran Er) bu özgürlük ve varoluş ruhunu temsil ediyorlar.

Bu yönüyle de Türkiyeli kadınların özgürlük tarihinde yürüttükleri mücadele, gösterdikleri direniş ve ortaya koydukları özgür kadın kişiliği, örnek ve öncü bir yerde duruyor.

Emine Erciyes arkadaş, katılımıyla birlikte Önderlik sahasına gitti. Önderlik gerçeğini yerinde, büyük bir anlam gücüyle hissetti ve anlamlandırdı. Kürt halkını ve kadınlarını gönülden sevdi. Mütevazı, emekçi ve içten davranışlarıyla arkadaş yapısı içinde sürekli sevildi ve saygı gördü.

Bu özellikleriyle özgür kadın hareketimiz içinde tüm çalışmalara öncülük yaptı. Savaş komutanlığının yanı sıra, iyi bir eğitmen ve sanatçı olarak da çok yönlü bir katılım gösterdi.

Asla zorluklardan kaçmadı. Devrimci yaşamın her alanına, sosyalist bir anlayışla yaklaştı. Yaşamın hakikatini anlamak, Emine arkadaşın en büyük tutkusuydu. Bu yüzden hakikat derslerini büyük bir aşk ve tutku ile verdi. Bu derslerini “Tanrıça Kültüründen Kuantum Felsefesine Hakikat Arayışı” adıyla kitaplaştırdı.

Toplumsal yaşama ve komün değerlerine büyük bir değer ile anlam verdi ve tüm yaşamını komün yaşamı üzerinden şekillendirdi. “Toplumsallığa akmayan akıl, ancak bir hayal gücü anlamı ifade eder. Toplumsallaşma ise öncelikle zihniyet devrimi ile başlar. Bir toplumsal ihtiyacı önce beyinler tasarlar, sonra eller el birliğiyle inşa ederler” belirlemesini yaparak, toplumsal hafıza ve komünaliteye olan inancını dile getirdi.

Kadın devriminin tüm sosyalist devrimlerin özü olduğuna yürekten inandı. Bu anlamda kadın çalışmalarına ve kadın özgürlüğüne, kendi şahsından başlayarak stratejik önem verdi. Ağırlıklı olarak kadın özgürlük çalışmaları içinde, yönetimlerinde yer aldı. Rêber Abdullah Öcalan'ın kadın özgürlük çizgisine yürekten inandı ve tüm yaşamında bunu pratikleştirmek için olağan üstü bir çaba sarf etti; bunda başarılı da oldu.

Emine yoldaş, Apo'cu kadın çizgimizi kendi şahsında mükemmel bir şekilde pratikleştiren ve temsil eden bir öncü kadın yoldaşımızdı. Özgür kadın hareketimizin yönetim kademelerinde yer aldı ve hareketin gelişimine öncülük etti. Bêrîtanlar ve Zîlanlar çizgisini, kendi duruşu ve yaşamıyla temsil etti.

Emine arkadaşla birlikte bir süre KJK koordinasyon çalışmaları içinde bulunduk. Her zaman derdi: “Sizlerin Ararat'ı, Munzur'u varsa, bizim de Erciyes'imiz” var. Dağlara büyük sevgi ve tutkuyla bağlıydı; özgürlüğü dağ mekanlarında görürdü.

KJK koordinasyon çalışmalarında, Kürdistan'ın her bir parçasındaki tarihsel gerçekliğe, sosyolojisine ve insanlarına karşı ilgiliydi. Kendini sorumlu görmekteydi. Mütevazılığı ve çalışkanlığıyla her çalışmaya büyük içtenlikle katılan; yoldaşlık, sevgi ve saygı bağları güçlü olan, yürekli bir arkadaştı. Varlığıyla bulunduğu ortama sürekli bilinç ve güç katardı. Olduğu ortamı sürekli aydınlatan, sıcaklığıyla insanlara nefes veren bir yoldaşımızdı.

Yönetim toplantılarımıza eleştiri, öneri ve görüşleriyle güçlü bir katılım sağladı. Ön açıcıydı; siyasal değerlendirmeleri öngörülüydü. Sürekli okuyan ve araştıran yönüyle sınırsız bir gelişim göstererek çalışmalara katılırdı. Ayrım yapmaksızın her yöreden, her sınıftan yoldaşın arkadaşıydı ve her zaman son derece moralli bir duruşu vardı. Birlikte çalıştığımız dönemlerde sürekli gerilla çalışmalarına, YJA Star'a gitme istek ve önerisi sunardı. Gerilla çalışmalarını özgürlüğün temel çalışma alanı olarak görmekteydi.  Gerilla alanına gitmek, burada doğa ile iç içe yaşayarak yeni katılan gençleri eğitmek ve ilgilenmek onun en büyük tutkusuydu. Bundan dolayı da KJK çalışmalarından YJA Star çalışmalarına büyük bir tutku ve iddiayla geçti.

Türkiye'nin Orta Anadolu'sundan içimize akan hoş ve gür bir nehrin asi sesiydi.  Kadın renginin içten, samimi, emekçi ve yiğit yanıydı. Türkiye ve Kürdistan'ın özgürleşen kadın profiliydi. Emine arkadaş, kadınların ve halkların kurtuluşunda sembol bir kişidir. Yaşamıyla bir çizgidir.

Bu temelde, Anadolu'nun yiğit kızı Emine Erciyes yoldaşın mücadelesini ve direnişini selamlıyorum. Tekrar, değerli ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Emine yoldaşın mücadelesini, başta Türkiye ile Kürdistan halkları olmak üzere Ortadoğu ve dünya halkları da unutmayacaktır.  

Emine yoldaş, 21. yüzyıl kadın özgürlük mücadelesinin öncü bir kadın militanıdır. Onun duruşu bir çizgidir ve tüm kadınların yaşamı için bir örnektir. Emine Erciyes yoldaşı saygıyla anıyorum ve anılarını mücadelemizde yaşatacağımızın sözünü yineliyorum.