Kürt Kadın İlişkileri Merkezi (REPAK), Süleymaniye’de uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Nagihan Akarsel’i dördüncü yıldönümünde andı.
REPAK, Kürdistan coğrafyasının “ölümsüz kadınların beşiği” olduğuna dikkat çekerek, kadim tanrıça Ninhursag’dan Nagihan Akarsel’e kadar kadınların direniş geleneğini yaşattığını belirtti.
Açıklamada, “Nagîhan Akarsel, düşünceleri ve eylemleriyle Kürt kadınlarının birliğinin simgesi, jineolojinin öncüsü oldu. Kadın bilimiyle kadınların hakikatini ortaya koydu, en büyük hayali şiddetsiz ve işgalsiz bir dünyaydı” denildi.
Gazeteci, akademisyen ve Jineoloji Akademisi kurucularından olan Nagihan Akarsel’in, Kürt kadın kütüphanesi ve araştırma merkezi fikrinin öncüsü olduğu hatırlatılan açıklamada, onun çalışmalarının evrensel bir kadın mücadelesi hedeflediği vurgulandı.
REPAK, kadınlara “erkek egemen sistem ve işgal düzenine karşı özgür ve demokratik bir yaşamı inşa etme” çağrısı yaptı.
“Nagîhan Akarsel’in en büyük mirası, direniş ve mücadele kültürüdür” diyen REPAK, şu ifadeleri kullandı: “Kadın bilimi jineolojinin yayılması ve Kürt kadınlarının demokratik birliğinin inşa edilmesi, onun anısına verilecek en güzel yanıt olacaktır. Erkek egemen sistem ve işgal düzeni karşısında, kadınlar olarak gücümüzü ve hesap sorma irademizi her zamankinden daha güçlü inşa etmeliyiz. Kadın ve yaşam düşmanı bu sisteme karşı, ancak özgür ve demokratik bir yaşam inşa ederek intikam alabiliriz.”