YPG GENEL KOMUTANI ROHILAT EFRÎN
Rohilat Efrîn, 2011 yılında Suriye'de başlayan halk ayaklanmalarının, bölgedeki baskıcı ve inkârcı zihniyete karşı bir karşı duruşa dönüştüğünü belirtti.19 Temmuz Devriminin, bu anlamda yeni bir yaşam inşasının başlangıcı olduğunu ifade eden Rojhilat Efrîn, “19 Temmuz Devrimi, Kürt halkı arasında başladı, ancak Kuzey ve Doğu Suriye’deki tüm halklar üzerinde güçlü bir etki yarattı (...) 19 Temmuz Devrimi, tüm bileşenler için bir nefes oldu” dedi.
YPJ SADECE SAVUNMA GÜCÜ DEĞİL, ÖZGÜR KADININ SİMGESİ
YPJ’nin, bu devrimde elde edilen kazanımların temel bir ayağı olduğunu vurgulayan Rohilat Efrîn, kadınların yalnızca savaşçı değil, aynı zamanda ideolojik ve toplumsal bir dönüşümün öncüsü haline geldiğini söyledi. YPJ’nin yalnızca askeri bir güç değil, aynı zamanda özgür kadının simgesi ve dünya kadın hareketlerine ilham kaynağı olduğunu kaydetti.
Genel Komutan, DAİŞ’e karşı verilen mücadele başta olmak üzere YPJ’nin direnişinin, kadınların yalnızca savunulacak değil, aynı zamanda toplumlarını savunabilecek güçte bireyler olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.
MERKEZİYETÇİ OLMAYAN DEMOKRATİK SURİYE VURGUSU
Rohilat Efrîn, Suriye’de hâlâ istikrarlı bir sistemin kurulamadığını, bu nedenle demokratik, çoğulcu ve merkezi olmayan bir yapıya ihtiyaç olduğunu belirtti. Rojhilat Efrîn, “Suriye’de tüm halkların ve bileşenlerin merkeziyetçi olmayan ve demokratik bir sisteme ihtiyacı var.” dedi.
YPJ Genel Komutanı, farklı halkların ve kültürlerin bir arada yaşadığı Suriye’nin, tekçi yapılardan uzak durarak, her bileşenin özgür iradesiyle temsil edildiği bir sisteme kavuşması gerektiğini vurguladı.
BUNLAR HİKAYE DEĞİL, KAHRAMANLIK DESTANLARI
YPJ Komutanı, devrimin yalnızca Suriye halkları için değil, tüm dünya kadınları için bir miras bıraktığını ve bu mirasın daha da ileri taşınacağını söyledi:
“Kadınlar bu devrimin yükünü omuzlarına aldı ve dünya kadınları için bir savunma modeli haline getirdi. Bunlar hikâye değil, o kahramanların yaşadığı destanlardır.”