TJK-E tüm kadınları idamlara ‘dur’ demeye çağırdı

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), İran’da kadın aktivistlere yönelik idam cezalarına karşı tüm kadınları “dur” diyerek, seslerini yükseltmeye çağırdı.

TJK-E, kadın aktivist Şerife Muhammedi’ye verilen idam cezasının onaylanması ardından açıklama yaptı.

Tahran’da 2022’de Kürt genç kadın Jina Emini’nin İran devlet güçleri tarafından katledilmesine karşı geliştirilen protesto ve etkinliklere katıldığı için 2023 yılında İran güçleri tarafından tutuklanan Şerife Muhammedi’ye, Yüksek Mahkeme tarafından idam kararı vermişti. İdam kararı Ekim 2024 yılında iptal edilse de geçtiğimiz günlerde yeniden onaylandı. 

TJK-E şu açıklamayı yaptı: “16 Eylül 2022’de Jina Emini’nin ahlak polisleri tarafından katledilmesi üzerine İran’da molla rejimine karşı Kürt kadınlarının öncülüğünde büyük bir halk direnişi yaşanmış ve eylemler toplumsallaşmıştır. Bu eylemlerde kullanılan “Jin, Jiyan, Azadî” sloganı, kadınların direnişinin, rejime karşı duruşunun ve iradesinin sembolü olarak dünyadaki kadın hareketlerini de etkileyen evrensel bir slogana dönüşmüştür.

İran devleti, bu gösterilere katılan herkesi hedef alarak idamla korkutmak ve halkı bastırıp sindirmek istemektedir. Bugüne kadar onlarca kadın katledildiği gibi, cezaevlerinde kadınlar hakkında idam kararları verilmeye devam edilerek rejim kendi baskı düzenini ayakta tutmaya çalışmaktadır.

Kadın ve işçi hakları savunucusu Şerife Muhammedi hakkında verilen idam kararının reddedilmesine rağmen dosyanın yeniden Yargıtay’da değerlendirilerek idam cezasına hükmedilmesi, rejimin kadınlardan ve halktan intikam alma isteğinin bir ifadesidir. Şerife Muhammedi’nin sendikal faaliyetlerine de yer verilen dosyada yapılan suçlamalar, yargının erkek egemen zihniyetle araçsallaştırıldığını ve hukuki açıdan yoksunluğunu göstermektedir.

Bu anlamda molla rejiminin aldığı kararı kabul etmiyor ve derhal geri çekilmesi için uluslararası kurumları sorumluluk almaya davet ediyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan kadınların sesi olduğumuzu belirterek, Şerife Muhammedi’nin yanında yer alıyoruz. Şerife Muhammedi’nin özgürlüğünün, bütün kadınların özgürlüğü olduğunu vurguluyor ve tüm kadınları bu karara karşı DUR diyerek sesini yükseltmeye çağırıyoruz.”