Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad - TJA), “Umutla Özgürlüğe Yürüyoruz” şiarıyla 1 Ekim’de Amed’den başlattıkları yürüyüşle Ankara’ya doğru ilerliyor.
7 Ekim’e kadar sürecek olan bu yürüyüş; Riha (Urfa), Dîlok (Antep), Adana ve Mersin güzergâhlarını kapsayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde yapılacak açıklamayla son bulacak. Kadınlar, yürüyüş boyunca halkla buluşmalar gerçekleştiriyor, taleplerini dile getiriyor ve siyasi tutsaklar başta olmak üzere özgürlük mücadelesinin temel başlıklarını gündeme taşıyor.
ENGELLERE RAĞMEN KADINLAR KARARLI DURDU
TJA’dan Adalet Çimen Fidan, yürüyüşün ilk gününden itibaren karşılaştıkları engellemelere rağmen kadınların kararlılıkla ilerlediğini vurguladı. Çimen Fidan, “Biz ayın birinde yürüyüşe başladık. Zaten daha önce kamuoyuyla paylaşmıştık. 1 Ekim'de başlayıp 7 Ekim'de en son meclisin önünde yapılan açıklama ve meclis grubuna katılarak sonlandıracağımızı paylaşmıştık” diyerek sürecin planlı ve duyurulmuş olduğunu hatırlattı.
Yürüyüşün Amed’den başlamasıyla birlikte güzergâh üzerinde çeşitli engellemelerle karşılaştıklarını belirten Çimen Fidan, kadınların bu engellere karşı direniş gösterdiğini ifade etti.
Çimen Fidant, “Amed'de başlarken engellemelere takıldık. Orada belirttiğimiz güzergahta yürüyüşü yapmamamız için bir engel çıkartmaya çalıştılar ama kadınlar çok kararlı olduklarını, bu yürüyüşü mutlaka gerçekleştireceklerini hem dile getirdiler hem de pratikte bunu gösterdiler” dedi.
Amed’de 15 dakikalık bir yolun 2 saatte yürünmek zorunda kalındığını belirten Çimen Fidan, kadınların geri adım atmadan taleplerini dile getirdiğini ve engellemelere karşı tepkilerini ortaya koyduklarını söyledi.
TALEPLERİN BAŞINDA UMUT HAKKI VAR
Yürüyüşün ikinci gününde Hilvan’a geçildiğini ve burada da kadınlarla buluşmalar gerçekleştirildiğini aktaran Çimen Fidan, “Hilvan'da bir mezarlık ziyareti yapıldı ve özgürlük yolunda yürüyüş gerçekleştirildi. Daha sonra Halfeti’ye geçildi. Orada da yine yürüyüş, halk buluşması, köylerde komün ve demokratik toplum üzerine toplantılar yapıldı” diyerek her durakta halkla temas kurduklarını belirtti.
Dîlok, Adana ve Mersin’de de benzer etkinliklerin sürdüğünü ifade eden Çimen Fidan, şu anda Sincan Cezaevi’ne doğru ilerlediklerini söyledi.
Yürüyüş boyunca dile getirilen taleplerin bir dosya halinde hazırlandığını ve Meclis komisyonuna sunulacağını belirten Çimen Fidan, taleplerin merkezinde umut hakkı ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün yer aldığını vurguladı. Çimen şunları belirtti: “Taleplerin başında umut hakkının ertelenemez, engellenemez olması ve bir an önce yürürlüğe girmesi geliyor. Çünkü binlerce siyasi tutsak şu an umut hakkından yararlanması gerekirken, ne yazık ki yürürlüğe girmediği için bu haktan yararlanamıyorlar.”
'HALKLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ ABDULLAH ÖCALAN'IN ÖZGÜRLÜĞÜNE BAĞLIDIR'
Demokratik toplumun ve kalıcı barışın sağlanması için 27 Şubat’ta başlatılan sürecin sağlıklı yürütülmesi gerektiğini belirten Çimen Fidan, “Bu süreci yürütecek olan kendisidir. Süreci başlatan kendisidir. Bu süreci sağlıklı yürütmesi için de koşullarının daha rahat, daha sağlıklı, daha özgür olması gerekir” ifadelerini kullandı.
Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sadece bireysel bir mesele olmadığını vurgulayan Çimen Fidan, “Halkların özgürlüğü Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğüne bağlıdır. Kadınların özgürlüğü de Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğüne bağlıdır. Bunlar sürekli gurur bulandı ve gurur bulanmaya devam edecek” dedi.
Çimen Fidan, Kürt halkının yıllardır verdiği mücadeleye de dikkat çekerek, “Kürt halkının dili, kültürü, kimliği kabul edilmiyordu. Bir bütünen Kürt halkı inkâr ediliyordu. Bunun üzerinden büyük bir mücadele verildi. Kürt halkının varlığı tanınıyor. Mücadelesiyle Kürt halkı varlığını bütün dünyaya kabul ettirdi. Ama özgürlüğü söz konusudur. Kürt halkının dilinin, kimliğinin ve kültürünün statüye kavuşması gerekir” diyerek yürüyüşün temelinde bu taleplerin yer aldığını ifade etti.