Viadellerose mağazasında hem taciz edildi hem de suçlanıp işten çıkarıldı

Satış personeli olarak çalıştığı Viadellerose Nişantaşı mağazasında hem taciz edilen hem de suçlanarak işten çıkarılan M.A., “Bu zihniyet, bizim utanç duygumuzdan güç alıyor. Susmayacağım, korkmayacağım” dedi.

İtalyan markası Viadellerose’nin Nişantaşı mağazasında çalışan İstanbul Üniversitesi Fizik Bölümü öğrencisi M.A., hem tacize uğradı hem de işten atılan o oldu. Yetmedi, bu haksızlığı protesto etmek için mezuniyet töreninde Türkiye’de kadına yönelik erkek şiddetini önleme yasası olan 6284 yasasına dikkat çeken döviz açtığı için okul yönetimi tarafından hakkında soruşturma başlatıldı. Peş peşe yaşadığı bu hukuksuzlukları ANF’ye anlatan M.A., “Benim kavgam sadece bir tacizciyle ve bir rezil firmayla değil, bizi okurken çalışmak zorunda bırakan, taciz edildiğimiz yerlerde susmak zorunda bırakan bu sistemle” vurgusunda bulundu.

MAĞAZADA ÇALIŞMAYA BAŞLADIĞI İLK GÜN SÖZLÜ VE FİZİKİ TACİZE UĞRADI

Viadellerose Nişantaşı mağazasında satış personeli olarak 23 Mayıs 2025 tarihinde çalışmaya başladığını belirten M.A., işe başlar başlamaz tacize maruz kaldığına dikkat çekti.

Mağazanın depo bölümünde çalışan T.M. tarafından "Gel, yemek yiyeceğin yeri göstereyim" bahanesiyle depo bölümüne götürüldüğünü dile getiren M.A., burada T.M.’nin hem sözlü hem de fiziki tacizine uğradığını aktardı.

M.A. yaşananları şöyle anlattı: “Depoda yemek yerken T.M., önce bana ilişkilerle ilgili konuşmaya başladı. ‘Sevgilin var mı?’ diye sorduğunda ona ‘Bütün erkeklerden nefret ediyorum’ diyerek şaka ile karşılık verdim. Daha sonra, ‘Dur erkekler konusunda senin önyargılarını kırayım’ diyerek yanıma oturdu. Ben de telefondan eşinin, çocuğunun fotoğraflarını göstereceğini sandım ama birden bana sarılarak beni kafamdan öptü. Bu yaşananların şoku içindeyken bir de, ‘Benden hoşlandın mı?’ diye sordu. Hayır diyerek tepki gösterdim ve oradan ayrıldım. Akşam iş çıkışında peşimi bırakmadı. Metroya giderken bir kez daha yanıma geldi, ‘Metroya nasıl gidildiğini biliyor musun?’ diye sordu. Ben de bildiğimi söyleyerek karşı kaldırıma geçtim. Ondan rahatsız olduğumu açıkça belli etmeme rağmen metroya kadar yanımda geldi. Daha sonra aynı ortamdayken herhalde benim şikayet etmemden korktuğu için yüksek sesle, daha önce bir kadını dövdüğünü anlatarak üstü kapalı bir şekilde beni tehdit etti.”

‘DAHA ÖNCE BİR KADIN PERSONELİ DAHA TACİZ ETMİŞ’

Daha sonra T.M.’nin başka bir kadın personele daha tacizde bulunduğunu öğrendiğini belirten M.A., “Kadın personele neden depoda yemek yemediğini sordum. O da bana T.M.’nin sürekli ona sarılıp, yanağından makas aldığını, bundan ötürü onunla aynı ortamda bulunmak istemediğini söyledi. Bunu duyunca benim başımdan geçen taciz olayını ona anlattım. Bu anlatım sonrası bir şekilde benim yaşadıklarım, mağazanın İtalyan genel müdürünün kulağına gitti. Genel Müdür ve marka temsilcisiyle görüntülü olarak konuştuk ve yaşananları anlattım. Bana gereken yapılacak dediler ama yapmadılar” dedi.

MAĞAZA YÖNETİMİ TACİZE UĞRAYAN KADIN ÇALIŞANLARI İŞTEN ÇIKARDI!

Tacizci T.M.’yi işten çıkartacaklarını belirten mağaza yönetiminin kendilerini resmen yanılttığını anlatan M.A., T.M.’yi işten çıkarmış gibi yaparak yıllık izne gönderdiğini belirtti. Bu gerçeği vardiya çizelgesinde T.M.’nin adını görünce fark ettiğini dile getiren M.A., bu durumu Whatsapp üzerinden müdüre ilettiğinde ise ertesi gün ‘performans düşüklüğü’ bahanesiyle işten atıldığına dikkat çekti. Buna tepki olarak yaşadıklarını X hesabından kamuoyuna duyurduğunu aktaran M.A. “Bu ifşaat sonrası mağaza yönetimi açıklama yaparak benim iftira attığımı öne sürdü. Yetmedi, bir de tacize uğrayan diğer kadın personelini de işten attıklarını öğrendim. Madem iftira atıyorum, o zaman depo bölümündeki kamera her şeyi çekti o gün. Neden onun bozuk olduğunu söylüyorlar? Bizi işten çıkarmalarının tek sebebi, bu taciz karşısında ses çıkarmamız, susmamamız. Bir de utanmadan genel müdür beni suçladı; taciz olayından sonra ‘Neden çalışmaya devam ettin?’ diye sorabildi. Bana sorduğu sorular nedeniyle kendimi çok kötü hissettiğimi söylediğimde de, ‘Senin ne hissettiğin benim umurumda değil!’ diyerek, sanki suçlu benmişim gibi bana bağırdı” diye konuştu.

TACİZE TEPKİ OLARAK MEZUNİYETTE DÖVİZ AÇTIĞI İÇİN HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Öğrencilik hayatının çalışmakla geçtiğini ve bugüne kadar hiç böyle bir olayla karşı karşıya kalmadığını belirten M.A., bütün bunların bir de tam sınav haftasına denk geldiğini ve ders çalışamadığını ifade etti.

Maruz kaldığı taciz ve haksızlığa tepki olarak okul mezuniyetinde, erkek şiddetine karşı kadını koruyan 6284 yasasına dikkat çeken, “Radyasyondan korunmayı öğrendik, tacizcilerden değil” yazılı döviz açtığını anlatan M.A., bu sefer de okul yönetimi tarafından bir haksızlığa daha uğradığına, döviz gerekçe gösterilerek hakkında soruşturma açıldığına dikkat çekti. M.A. böylece, kadın düşmanlığı pratiğinin nasıl politik olduğunun bir kez daha teyit edildiğini vurguladı.

Taciz, şiddet, ezilme, ötelenme karşısında itiraz eden kadın profilinin istenmediğine işaret eden M.A., “Hakkını arayan kadınlara kimsenin tahammülü yok, bunu anlamış oldum. Hakkını arayan kadın suçlanan ve iftira atan pozisyonuna düşürülmek isteniyor. 6284 yasasına dikkat çeken dövizi o yüzden açtım mezuniyet töreninde. İktidar ‘Aile yılı’ ilan etmiş. Önce bizi korusunlar. Kadınların ve çocukların her gün tacize uğradığı, öldürüldüğü, suçlu ilan edildiği bir ülkede biz nasıl aile kuralım? 6284 yasası tam da bugünler için bana lazım. Kamera görüntülerini yok ettiler, benim beyanımı esas almak zorundalar. Ama bunun yerine suçlanan ve hakkında soruşturma açılan ben oluyorum” diye sitem etti.

‘UTANMASI GEREKEN BİZ DEĞİL, TACİZCİLER VE ONLARI KOLLAYANLARDIR!’

Kendisini taciz eden T.M. ve onu kollayan mağaza müdürü hakkında suç duyurusunda bulunan M.A., şöyle tepki gösterdi: “Beni susturamayacaklar, korkutamayacaklar. Sesimi o yüzden duyurmaya çalışıyorum. Sadece kendim için değil, iş yerlerinde aynı taciz ve mobbinglere maruz kalan tüm kadınlar adına sesimi yükseltiyorum. Çünkü bu zihniyet, bizim utanç duygumuzdan güç alıyor. Onlara bu gücü vermemeliyiz. Tacize uğrayan da biziz, utanıp bunun karşısında susan da biz oluyoruz. Oysa utanması gereken biz değil, bizzat bu tacizi yapanlar ve onları kollayanlardır. Bu açıdan kavgam sadece bir tacizciyle ve bir rezil firmayla değil, bizi okurken çalışmak zorunda bırakan, taciz edildiğimiz yerlerde susmak zorunda bırakan bu sistemledir. Sonuna kadar mücadelemi vereceğim. Suç duyurusunda bulundum ve yargılanmalarını istiyorum. Artık hiçbir kadın susmamalı. Zaten tacizciler artık yargıdan korkmuyorlar, en azından ifşa olmaktan korksunlar. Çünkü iktidar onların tarafında, patron onların tarafında, yargı onların tarafında. Bu döngüyü biz kadınlar değiştirmeliyiz ve bunu da ancak sesimizi yükselterek yapabiliriz. Kadınlara yapılan bu haksızlıkların ve adaletsizliklerin artık kırılması lazım.”