Wan’da kadın kırımı atölyesi: Kastik katile karşı örgütlü mücadele

Jineolojî Akademisi üyesi Figen Aras, “Kadın kırımı yalnızca silahla öldürmek değildir; kadının yaşamının her alanını hedef alan çok yönlü bir savaştır. Bu nedenle toplumun her kesimi, bu kastik katile karşı örgütlü mücadele yürütmelidir" diye kaydetti.

Jineolojî Akademisi ve Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde, DEM Parti Wan İl Örgütü binasının bahçesinde “Bir Kadın Kırım Politikası: Kadın Cinayetleri” başlıklı bir atölye gerçekleştirildi. “Kadın etrafında gelişecek bilim, en doğru sosyolojiye atılmış ilk adım olacaktır” yazılı pankartın yer aldığı etkinliğe çok sayıda kadın katıldı.

Jineolojî Akademisi üyesi Figen Aras, konuşmasında kadınlara karşı sürdürülen şiddeti “bir savaş” olarak tanımlayarak, “Bu savaş erkekler tarafından kadınlara karşı yürütülüyor” dedi. Kürdistan özgürlük mücadelesinde kadınların ödediği ağır bedellere dikkat çeken Aras, “Binlerce şehidimiz arasında çok sayıda kadın var. Wan’da son yıllarda en az 40 kadın erkekler tarafından öldürüldü; Türkiye genelinde bu sayı 400’ü aşıyor. Bu bir kadın kırım politikasıdır” ifadelerini kullandı.

Figen Aras, Önder Apo’nun kadın kırımına dair değerlendirmelerine de atıfta bulunarak, “Kadının kendi varlığını tanıması, toplumun özgürlüğü açısından da hayati önemdedir. Biz kadınlar özgürleşmeden toplum özgürleşemez. Bu yüzden sözümüzü tutmalı, mücadelemizi ve örgütlülüğümüzü büyütmeliyiz” dedi.

‘KASTİK KATİLE’ KARŞI ÖRGÜTLÜ MÜCADELE

Figen Aras, erkek egemen sistemin kadınları yalnızca fiziksel şiddetle değil, sosyal, ekonomik ve kültürel yollarla da bastırdığına dikkat çekti. “21. yüzyılda kaç kadın kendi evinde kendi kararlarını alabiliyor? Milyonlarca kadın sistemin yarattığı erkeklik üzerinden şiddete uğruyor” diyen Aras, “Binlerce kadın mutsuz evliliklerde yaşamaya devam ediyor. Bireysel kazanımlar yeterli değil; eğer komşumuz ya da annemiz hâlâ şiddet görüyorsa, toplum olarak aynı yerdeyiz” ifadelerini kullandı.

Önder Apo’nun “kastik katil” olarak tanımladığı sömürü düzenine işaret eden Aras, “Bu düzen bazen bir erkek, bazen bir öğretmen, bazen bir defter ya da silah olarak karşımıza çıkar. Kadın kırımı yalnızca silahla öldürmek değildir; bu, kadının yaşamının her alanını hedef alan çok yönlü bir savaştır. Bu nedenle toplumun her kesimi, bu kastik katile karşı örgütlü mücadele yürütmelidir” dedi.

“KADINLAR SÜRECE ÖNCÜLÜK ETMELİ”

Figen Aras, barış ve demokratik bir toplum inşasının konuşulduğu bu dönemde kadınların öncülüğünün hayati olduğunu vurguladı: “Kendi özgürlüğümüz toplumsal özgürlüğe giden yolu açacaktır. Bu sürece öncülük etmeliyiz.”

Kadınların şiddet karşısında yalnız hissetmemesi gerektiğini belirten Figen Aras, “Kadın, ‘Benim bir kurumum, bir hareketim var’ diyebilmeli. Tabut taşımak istemiyoruz artık” dedi. Kadın örgütlülüğünü güçlendirme, erkekliği dönüştürme ve şiddetle mücadelede kurumsallaşmanın önemine dikkat çekti.

Atölye, katılımcıların deneyim paylaşımıyla devam etti ve “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla sona erdi.