GÖRÜNTÜLÜ

Xalide Engîzek: Her yerde heval Berfîn’in duruşunu örnek alacağız

Türk devletinin saldırıları sonucu 13 Aralık 2021 yılında şehit düşen Berfîn Nûrhaq’ı anan Xalide Engîzek, “Mücadelemizin her döneminde heval Berfîn’in duruşunu örnek alacağız. Heval Berfîn emeğin, fedakarlığın ve mütevaziliğin sembolü oldu” dedi.

Kürdistan Özgürlük Hareketinin öncü kadrolarından Xalide Engîzek, Türk devletinin 13 Aralık 2021 yılında Medya Savunma Alanları’na yönelik hava saldırısında şehit düşen Berfîn Nûrhaq’ı (Hanım Xanê Demir) anlattı.

Görevi başındayken şehit düşen Berfîn Nûrhaq’ın yeri kolay kolay doldurulamayacak bir savaşçı olduğunu vurgulayan Xalide Engîzek, Kürdistan Özgürlük Hareketi ve Kürt halkı için Berfîn Nûrhaq’ın şehadetinin büyük bir bedel olduğunun altını çizdi. Şehit Berfîn’in mücadelesiyle, emeğiyle, fedakarlığıyla, duruşuyla ve yoldaşlığıyla örnek biri olduğunu ifade eden Engîzek, Berfîn Nûrhaq’ın Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne öncü bir kadın olarak damgasını vurduğunu belirtti.

Kürdistan Özgürlük Hareketinin öncü kadrolarından Xalide Engîzek’in şehit Berfîn Nurhaq’a ilişkin değerlendirmeleri şöyle: Öncelikle heval Berfîn’i şehadetinin yıldönümünde saygı ve minnetle anıyorum, anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Şüphesiz heval Berfîn, mücadele tarihimizde yüreği özgürlük için atan ve bunun için 32 yıl mücadele eden bir yoldaşımızdı. Şehadetine kadar da zorlu alanlarda yer aldı ve her zaman tereddütsüz, coşkulu ve heyecanlı bir şekilde mücadeleye katıldı. Bir gün bile, bir an bile yüzünden gülümsemesi eksik olmadı. Bu yüzden heval Berfîn, değerli, onurlu, cesaretli, mütevazı, bir derviş, bir bilge savaşçı olarak Kürdistan özgürlük mücadelesine ve kadın özgürlük mücadelesine damgasını vurdu. Çok şanslıyım ki heval Berfîn’i tanıdım, onunla yoldaşlık yaptım.

AİLESİ VE HALKIMIZ HEVAL BERFÎN İLE NE KADAR GURUR DUYSA AZDIR

Berfîn arkadaş ile ilgili çok düşünüyordum; bir insan Önderliğin verdiği emeklere ancak bu kadar layık olabilirdi. Önderliğin emeğine layık olmuştu ve ona göre kendisini geliştirmişti. Heval Berfîn hepimizin gönlünde yer edinmişti. Bu yüzden şehadeti bizim için çok ağır oldu, bizi çok zorladı ve çok etkilendik. Mücadelemizin büyük bir değeriydi. Bu vesileyle heval Berfîn’in ailesi, halkımız, ezilen halklar heval Berfîn ile sonuna kadar gurur duymalıdır. Heval Berfîn’in ailesine tekrar başsağlığı diliyorum, böyle büyük bir devrimciyle gurur duymalılar. Besê Anuş’un, Atakanların, Erdalların, Kasımların izinden gitti, devrimci oldu ve mücadelemize damgasını vurdu. Bu yüzden Kürdistan halkı ve heval Berfîn’in ailesi onunla ne kadar gurur duysalar azdır.

ŞEHİT ZÎLAN’IN EYLEMİNDEN ETKİLENEREK KATILDI

Heval Berfîn 1997 yılında partiye katılmıştı, heval Zîlan’ın eyleminden bir yıl sonra katılmıştı. 1996-1998 yılları -son tünel savaşları haricinde- mücadelemiz açısında en ağır savaşın yaşandığı yıllardı. Uluslararası komplo devredeydi, Önderliğimizi tasfiye etmek istiyorlardı, Şam’da suikast yapılmıştı. Bu suikasta karşı heval Zîlan fedai eylem yapmıştı. Dağlardaki savaşımız en üst düzeyde sürdürülüyordu. Şemo şahsında bazı ihanet ve tasfiyeler de gelişmişti. O dönem heval Berfîn üniversitede okuyor, gençlik çalışmalarında yer alıyor. Mücadeleden haberdardır. Heval Zîlan’ın eylemi mücadelemizde büyük bir etki yaratmıştı, Önderliğe yönelik saldırılara, iç ihanete karşı bir dönüm noktası olmuştu. Önderlik zaten heval Zîlan’ın eylemini nasıl yaşamamız ve nasıl savaşmamız gerektiğine ilişkin bir manifesto olarak tanımlamıştı.

Berfîn arkadaş da o dönem mücadele içerisindedir, yaşananlardan haberdardır. Heval Zîlan’ın eyleminden etkileniyor. Hem KDP ile aramızda savaş vardı hem de Türk devleti, Hareket’i tasfiye edeceğine çok inanıyordu, buna kilitlenmişti. Heval Berfîn tam da bu dönemde 1997 yılında savaşın en zorlu olduğu süreçte Hareket’e katılıyor. Üniversiteyi 4. yılında bırakıyor ve gerillaya katılıyor. Partiyi araştırıyor, okuyor. Tabii ki güçlü yurtseverlik temeli de var ama kendisi de araştırıyor, partiyi, Önderliği anlamak istiyor ve bilinçli bir şekilde ideolojik bir katılım sağlıyor. Hem Kürdistan’ın özgürlüğü için, Kürt halkının varlığı ve özgürlüğü için hem de kadınlar için özgür yaşamın yolunu tutuyor.

Partiye katılır katılmaz direkt Önderlik sahasına geçiyor. Orada Önderlik eğitimi görüyor. İdeolojik ve örgütsel anlamda kendisini daha da geliştiriyor. Ardından bir grup arkadaşla birlikte dağa gidiyor. İlk gerillacılığı Metîna’da yapıyor. Aslında 1997-98 yılları arasında Önderlik arkadaşları grup grup dağa yolluyordu. Özellikle kadın ordusunun gelişmesi için ideolojik olarak belli bir düzeye ulaşmış arkadaşları ekip olarak dağa yolluyordu; değişim-dönüşüm gerçekleştirebilsin, yaşamda rollerini oynayabilsin, erkek zihniyetini değirebilsin, savaş tarzında değişim-dönüşüm yaratsınlar diye.

Çünkü heval Zîlan’ın eylemi sonrası Önderlik, kadın meselesi konusunda daha fazla yoğunlaştı. Bu yüzden YAJK’ın kurulmasıyla partide büyük değişimler yaşandı. Önderlik eğitiminden sonra heval Sarya, heval Baran ve heval Berfîn, Metîna alanına geçiyor. Heval Berfîn’in günlüğünde gerillaya ilişkin yazdıklarını okuduğunuz zaman dağlara, gerilla yaşamına aşık olduğunu görüyorsunuz. Bir kadın olarak dağları, gerillayı nasıl anlamlandırdığını okuduğunuzda gerçekten de ancak bu kadar doğru anlatılır diyor insan.

Kürdistan’da savaşsız hiçbir şey kazanılamaz, nefes bile alınamaz. Kürdistan’daki savaş tarzı gerillacılıktır, dağlardır. Hem tarihi bir anlam yüklüyor çünkü atalarımız her zorlukta dağlar yönelerek varlıklarını sürdürmüşlerdir. Hem de çağdaş gerillacılık olarak Kürdistan dağlarını bir avantaj olarak tanımlıyor.

DÜŞMANA ÖFKESİ AMANOSLAR KADAR BÜYÜKTÜ

Gerilla yaşamı sadece mevzilenmek, düşmana karşı savaşmak değildir; komünal yaşam tarzıdır, devrimci yaşam tarzıdır, kadın-erkek ilişkilerinde bir ölçüdür. Gerillacılık ilişki kurma, yönetim gücünü, savaş gücünü, araziyi kullanma gücünü gösteriyor, kolektif ve komünalite gücünü yansıtıyor.  Gerillacılıkta her şey kendisini o kadar çıplak bir şekilde ortaya çıkarıyor ki, yaşam karmaşık değildir. Bu yüzden ne kadar anlarsan ve ne kadar katılım sağlarsan o kadar var olursun. Heval Berfîn de bunu çok iyi anlamıştı ve çok iyi anlamlandırmıştı.

Her şeye nazik ve anlam katarak yaklaşırdı, bir güle, bir canlıya, bir ağaca, bir yoldaşına her şeye ve herkese nazik ve bilinçli bir şekilde yaklaşırdı. Zaten heval Berfîn’i farklı kılan da buydu.

Aynı zamanda Engîzek, Toros, Nûrhaq dağları kadar büyük bir öfkesi de vardı. Düşman gerçekliğini tanıma, asimilasyon gerçekliğini anlama yine kadınlara yönelik baskılara, erkek egemen sistemin yaklaşımına karşısında Nûrhaqlar, Amanoslar kadar büyük bir kini vardı. Bu konuda bir insan ancak o kadar bilinçli yaşayabilirdi. Hem büyük bir öfkesi vardı, hem düşman gerçekliğinin, erkek egemen sistemin farkındaydı. Aynı zamanda heval Berfîn’de bir insanı kazanma, yeniden yaratma özellikleri de vardı.

Heval Berfîn tercihlerinde, mücadele kriterlerinde bilinçli hareket ederdi. Öncü bir kadın olarak Kürdistan özgürlük mücadelesinde ve kadın özgürlük mücadelesinde hem gerillacılık, savaş anlamında, hem yönetim anlamında hem de yoldaş olarak örnek biriydi. Yaşam tarzıyla, ilişkileriyle, yaklaşımlarıyla özgür bir yaşamın nasıl olacağını anlatırdı. Savunduğu değerleri önce kendisinde inşa ederdi, önce kendi yapardı. Zaten yaptıklarıyla gerekli olan şeyleri ifade ederdi. Heval Berfîn özgürlük kriterlerinde netleşmişti, fikirleri berraktı. Bu yüzden yaşamı, yaklaşımı, yoldaşlığı teşvik ediciydi.

GÖREVİ BAŞINDAYKEN ŞEHİT DÜŞTÜ

Heval Berfîn, heval Jiyan ile birlikte Şaho’da kalmışlardı. Heval Jiyan’ı anlatırken, bir kadın olarak güzelliğinden, komutanlığından, yoldaşlığından, emeğinden, yürüttüğü savaştan bahsettiğinde bir insan arkadaşını ancak bu kadar övebilir diyordum. Heval Berfîn Şaho’ya aşıktı. Orada gerillacılık yapmıştı, pratik yürütmüştü. Sürekli Şaho’dan bahsederdi, çiçeğinden, dağlarından, ağaçlarından, taşlarından her şeyinden bahsederdi. Bir Metîna, iki Şaho’ydu. Bu iki bölgenin heval Berfîn’de özel bir yeri vardı. Biri ilk gerillacılık yaptığı yerdi, diğeri de ilk sorumlu olduğu yerdi. Bu iki bölgeden bahsettiğinde hakkını verirdi gerçekten.

Her pratiğin ardından heval Berfîn ile bir araya gelirdik. 2000 yılında tanıdım Berfîn yoldaşı. Ardından 5 yıl sonra birbirimizi gördük. İki, üç sene aynı yönetimde kaldık, YJA yönetiminde birlikte çalışma yürüttük. Yine Zeynep Kınacı Eğitim Devresi’nde birlikte eğitim gördük. En son da 2019 yılında birbirimizi gördük. Ondan sonra farklı çalışmalarda yer aldık ve birbirimizi bir daha görme şansımız olmadı. YJA Star’da yer alıyorduk, bir süre Medya Savunma Alanları Komutanlığında, daha sonra YJA Star Karargah Komutanlığı’nda yer aldı. Hem Şehîd Bêrîtan hem de Apollon eğitim çalışmalarıyla da ilgileniyordu. Zaten o süreçte gerçekleşen bir hava saldırısında heval Sema ile birlikte şehit düştü.

Heval Sema’yı şahsen tanıma şansım olmadı. Bu vesileyle heval Sema’yı da hürmetle anıyorum, anıları önünde saygıyla eğiliyorum.

BERFÎN YOLDAŞIN ŞEHADETİ BİZİM İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR BEDELDİR

Dediğim gibi heval Berfîn görevi başındayken, eğitim çalışmalarını sürdürürken şehit düştü. Şüphesiz heval Berfîn şehadeti beni çok fazla etkiledi. Özgür Kadın Hareketi için de, Özgürlük Hareketimiz için de, halkımız için de heval Berfîn’in şehadeti büyük bir bedeldi. Kolay kolay yeri doldurulabilecek bir arkadaş değil. Mücadelemizin her döneminde ve her yerde heval Berfîn’in duruşunu örnek alacağız. Kadın Özgürlük Hareketi’ne öncü bir kadın olarak damgasını vurdu, Kürdistan Özgürlük Hareketimizde daima yaşayacaktır. Her zaman yoldaşlığın, emeğin, fedakarlığın, mütevazılığın sembolü oldu. Onu her zaman böyle anacağız, yüreğimizde her zaman yeri olacaktır.

Heval Berfîn şahsında şehitlere olan bağlılığımız temelinde üzerimize düşen görev ve sorumluluklarımız yerine getireceğiz. Özellikle Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlana dek, uğruna şehit düştüğü özgür Kürdistan’ı ve özgür halkı yaratana dek mücadelesini sürdüreceğiz. Heval Berfîn’i her zaman yüreğimizde, beynimizde, mücadelemizde yaşatacağız ve hedeflerini mutlaka başarıya ulaştıracağız.