YJK-E: Der Spiegel’in yazısı erkek egemen şiddetin ideolojik savunusudur

YJK-E, Der Spiegel’de yayımlanan “Yanlış bir örgü nasıl dünyayı değiştirir?” başlıklı yazıya tepki gösterdi. Açıklamada, metnin gazetecilik değil, kadın katliamlarını görünmez kılan ve erkek şiddetini aklayan ideolojik bir saldırı olduğu vurgulandı.

Almanya Kürt Kadınlar Birliği (YJK-E), Der Spiegel dergisinde yayımlanan “Yanlış bir örgü nasıl dünyayı değiştirir?” başlıklı yazıya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu metnin kadınlara karşı yürütülen ideolojik savaşın açık bir örneği olduğu belirtilerek sert tepki gösterildi.

YJK-E’nin yazılı açıklaması şöyle:

Biz, YJK-E'li kadınlar olarak Der Spiegel’de yayımlanan “Yanlış bir örgü nasıl dünyayı değiştirir?” başlıklı yazıyı, kadınlara karşı yürütülen ideolojik savaşın açık bir örneği olarak görüyoruz. Bu metin gazetecilik değildir. Bu metin, kadın katliamlarını görünmez kılma ve erkek şiddetini normalleştirme girişimidir.

Rojava’da kadınlar yıllardır DAİŞ çetelerine karşı bedenleriyle, iradeleriyle, örgütlü güçleriyle savaşıyor. Bu mücadelede binlerce kadın kaçırıldı, tecavüze uğradı, köleleştirildi, katledildi. Kadın savaşçıların bedenleri teşhir edildi, yakıldı, saçları kesildi. Bunlar bizim için “iddia”, “şüphe” ya da “viral anlatı” değildir. Bunlar yaşanmış, belgelenmiş, kanla yazılmış gerçeklerdir.

Der Spiegel’in yaptığı şey, bu tarihsel gerçekliği ters yüz etmektir. Bir saç örgüsünü alıp, bağlamından koparıp, “yanlış anlaşılma” hikâyesi kurarak erkek şiddetini aklamak; kadınların yaşadığı vahşeti tali bir ayrıntıya indirgemek; asıl meseleyi ise “Kürtlerin sanal medyayı nasıl kullandığı”na sıkıştırmaktır. Bu yaklaşım, hakikatin değil, egemen erkek aklının hizmetindedir.

Bir katili nasıl bir aile babası olarak gösterdiğini, gözlerimizin gördüğünü bize farklı göstermeye çalıştığını, sözlerine kadar nasıl romantize edildiğini ve üstündeki silah teçhizatını bile inkar ettiğini gördük. Bunu daha önceki kadın cinayetlerinde de gördük; bu eril zihniyeti tanıyoruz. Rêber Apo’nun "kastik katil” tanımının günümüzde yalnızca silahla değil, onların yapamadığını kalemşörlerinin yaptığını ve kastik katilleri nasıl akladıklarını bir kez daha tanık olmuş durumdayız.

Bir kadının saç örgüsü bizim için folklorik bir nesne değildir. Kadın saçına yönelen her saldırı, kadın bedenine ve iradesine yönelmiş bir saldırıdır. DAİŞ zihniyetinin kadın bedenini ganimet olarak görmesi, saç kesmeyi aşağılamanın ve teslim almanın aracı haline getirmesi, Ortadoğu’da kadınların çok iyi bildiği bir barbarlıktır. Siz bu barbarlığı “şaka”, “yanlış anlaşılan video” ya da “kanıt yok” diyerek temize çekemezsiniz.

Der Spiegel, bu yazısıyla kadınların yaşadığı kolektif travmayı sorgulamaya açmakta, erkek failin sözünü esas almakta ve kadınların hafızasını kriminalize etmektedir. Bu, tarafsızlık değil, erkek egemen şiddetin ideolojik savunusudur.

Bizim öfkemiz bir videoya değildir. Bizim öfkemiz, kadın katliamlarını inkâr eden bu zihniyetedir. Bizim öfkemiz, DAİŞ barbarlığını tarihsizleştiren ve kadın direnişini itibarsızlaştıran bu dile yöneliktir.

Rojava’da kadınlar, saç örgülerini korkudan değil, direnişten ördü. O saçlar kesildiğinde, kadınlar geri çekilmedi; daha güçlü örgütlendi. Ne bir video, ne bir köşe yazısı, ne de “araştırma” adı altında kurulan bu çarpıtmalar kadınların hakikatini silemez.

Biz buradayız. Hafızamızla, öfkemizle, örgütlü gücümüzle buradayız. Kadınların direnişini “yanlış bir örgü”ye indirgemeye çalışan bu dilin karşısındayız.

Ve bir kez daha söylüyoruz: Kadınların direnişi ne inkârla, ne alayla ne de medya kurgularıyla yenilebilir.

Der Spiegel, kadınların yaşamını ve direnişini çarpıtan bu yayın çizgisini derhal durdurmalı ve gerçekleri doğru biçimde yansıtmalıdır; gazetecilik, kadın özgürlük mücadelesine karşı propaganda yapmak değildir.