ANALİZ

Tüm Haberler

  • Türkiye pozitif barışın uzağında 

    Türkiye, yapısal şiddetin azaltılması ve toplumsal adaletin güçlenmesi olarak tanımlanan ‘pozitif barış’ın henüz çok uzağında. Komisyondaki Kürtçe yasağı da en net göstergesi oldu.
  • Diasporanın barıştaki rolü 

    Gerçek tarih, sürgün yollarında, dağılmış yurtsever ailelerde, diasporanın şehirlerinde yaşayan halkın belleğinde saklıdır. Diaspora, barışı modern yöntemlerle kuran bir aktör olmalıdır.
  • Demokrat olmanın birinci ölçüsü 

    Anadil özgürlüğü, bir siyasal sistemin demokrat olup olmadığının en temel ölçülerinden biridir. Günümüz Türkiye’sinde ise demokrat olmanın birinci ölçüsüdür.
  • Silêmanî’deki çatışmanın özüne odaklanmak 

    Başûr’da partiler arası çelişkilerin temelinde iktidar savaşı yatıyor. İşleyen bir parlamento yok. Siyasi partilerin demokratik bir sistem oluşturma amacı hiçbir zaman olmadı.
  • Türkiye Suriye’yi istikrarsızlaştırıyor 

    Türk Dışişleri Bakanı açıktan Kürtleri, Özerk Yönetim’i tehdit etti. Özerk Yönetim’e karşı bölge halkı kışkırtılıyor, saldırılarda ve provokasyonlarda artış var. Durumun kritik olduğu anlaşılmalı.
  • Devrimin gülen yüzü 

    Kavurucu bir yaz sıcağında dağda çıkan yangını söndürme pratiğinden dönüşte görüştük. Ateş gibi yanan dağlarda devrimin gülen yüzünü, çarpan kalbini bulmuştuk. Heval Koçero hep yoldaşça gülümseyen bir çift göz, dürüst, samimi bir özgürlük iddiasıydı.
  • Yangınlar ve yerel yönetimlerin önemi 

    Kürdistan ve Türkiye’de yaşanan yangın olaylarına karşı yürütülen mücadeleler bize gösteriyor ki, insan ve toplum yaşamının tümü neredeyse devletin insafına bırakılıyor. Yangınlar karşısında devletten bu kadar medet bekleme durumu bunu açıkça gösteriyor.
  • Barış nasıl inşa edilir? 

    Biliyoruz ki barış, sadece silahların susması değil, insanların içindeki öfkenin ve korkunun da dinmesidir. Adil bir barış; hakikatin kabulü, adaletin sağlanması ve toplumun sürece gerçekten dahil edilmesiyle mümkündür.
  • Kürt-Türk kardeşliği bu mudur? 

    Kürtleri kardeş olarak kabul ediyorlarsa onların güvenliğini de düşünmeleri ve garanti istemeleri gerekmez mi? Ama söylenenler ve sahada olanlar kardeşliğe denk düşmüyor. Tersine klasik Kürt düşmanlığı devam ediyor.
  • Diriliş devriminin 42. yılı 

    Kürt Diriliş Devrimi 42. yılına giriyor. Kürtler ve dostları her alanda 42. Diriliş Bayramı’nı kutluyor. 41 yıldır en çok tartışılan 15 Ağustos Atılımı’nın yarattığı sonuçlar, 42. yılda daha çok toplumsallaşacağa ve kalıcı hale geleceğe benziyor.
  • Paris toplantısı neden istenmiyor? 

    Paris toplantısının ABD, Fransa ve İngiltere’nin katılımıyla yapılacağı biliniyor. Şam, bu açıdan Paris toplantısından kaçmaya çalışıyor. Çünkü orada alınan kararları uygulamama keyfiyetinde bulunamaz. Kararlar daha bağlayıcı olacak.
  • 15 Ağustos, zindanda zafer kazanan direnişçiliğin gerillaya taşınmasıdır 

    15 Ağustos, 12 Eylül faşist askeri rejimine karşı Kürt ulusal direnişinin başlangıcını ifade ediyor. Buna bilim insanları “ilk kurşun” dedi. Aslında 15 Ağustos, zindanda ideolojik zafer kazanan direnişçiliğin dağa, gerillaya taşınması anlamına geliyor.
  • Tunç: ‘Demokratik Komünal Birlik’, halkların barışçı ve özgür geleceğinin modelidir 

    Yazar Aziz Tunç, Önder Apo’nun önerdiği ‘Demokratik Komünal Birlik’ modelinin, Mezopotamya'nın kadim komünal geçmişine dayandığını ve bölge halklarına eşitlik, özgürlük ve barış temelinde ortak bir yaşam önerdiğini vurguladı.
  • HTŞ mi, Kürtler mi? 

    Türkiye neden HTŞ’yi Kürtlere tercih ediyor? HTŞ, Türkiye’nin nesi oluyor? HTŞ’yle Kürtlere karşı ittifak, Türk-Kürt kardeşliğine uyar mı?
  • Toplumsal direnişin önemi 

    Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya götürülmesi için, yani Türkiye’nin demokratik ve Kürtlerin özgür hale getirilmesi için örgütlü, birleşik ve etkili bir toplumsal direnişe ihtiyaç vardır.
  • Kürtlerin Rojava’da öz savunmadan vazgeçmesi onları katliamla yüz yüze bırakır 

    Paris’in gölgesinde yürüyen pazarlıkların en net sonucu şudur, Kürtler statüsüz bırakılmak isteniyor ve bu stratejiye karşı koymanın tek yolu öz savunmayı sürdürmek, diplomatik baskıyı daha güçlü kılmaktır.
  • Yeniden Meclis Komisyonu üzerine 

    Mevcut partilerin dar iktidar çıkarları uğruna söz konusu fırsat ve imkanları heba etmesine fırsat vermemek gerekir. Kürtlerin özgürlüğü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi umudunu sürekli canlandırmak gerekir.
  • Yanlış hesap özgür dağlardan geri döner 

    Bugüne kadar tek taraflı, tarihi kardeşlik adımları atan Kürtler, tüm bu yaşanmışlıklardan edindikleri tecrübelerden çıkardıkları sonuçları dikkate aldıkları gibi; söylenenlere değil, atılacak adımlara bakarak hareket edeceklerdir
  • Pozitif Entegrasyon ne demek? 

    Pozitif entegrasyon, halkı edilgen değil, kurucu özne yapar. Dönüştürücü özelliğiyle mevcut yapılarla ilişki kurarken, onları değiştirmeyi hedefler. Tek kimliğe, tek dile, tek millete değil; çokluk içinde birlikte yaşamaya dayanır.
  • Erdoğan’ın Kürt açmazı 

    AKP iktidarı Suriye’de de kötü oynamaya devam ediyor. Özellikle Kürt karşıtı politikalarında bir değişiklik yapmış değil. Türkiye’de kardeşlik Suriye’de düşmanlık nasıl bir arada yürüyecek?
  • Son on yılın öğrettikleri 

    Nedir son on yılın öğrettikleri? On yıl boyunca tarihin en yıkıcı ve bitirici savaşlarından biri yaşanmış, ancak deyim yerindeyse sonuç ‘Pirus Zaferi’ olmuştur, yani sonuç pata kalmıştır.
  • El Kaide-HTŞ mi, demokrasi mi? 

    Türkiye yönetimi HTŞ’yi Suriye’ye egemen kılmak istedi. Türkiye’nin yanında en büyük olumsuz rolü İngiltere oynadı. HTŞ’ye teslim edilmiş bir Suriye mi, demokratik ve kapsayıcı bir Suriye mi? Tercihin buna göre yapılması gerekiyor.
  • Tekçilik değil, çoğulculuk 

    Tek devlet, tek hükümet, tek ordu gibi argümanlar ve HTŞ’yi herkese dayatma nasıl bir felakete yol açıyor, nasıl sonuçlar yaratıyor görüldü. Bunun yerine demokratik bir Suriye projesinde buluşmak gerekir.
  • Eisenhower Doktrini’nin uzun gölgesi: Suriye’de Tom Barrack hamlesi 

    ABD’nin Ankara büyükelçisi ve Suriye özel temsilcisi Tom Barrack’ın ağzından önerilen yol haritası, Kürtler için yalnızca bir taktik kayıp değil ABD ile yıllar boyunca bedel ödeyerek kurulan güven ilişkisinde telafisi zor bir kırılma yaratabilir.
  • Nasıl bir komisyon? 

    Meclis komisyonunun işi, imkânsız üzerinde çalışmak olmamalıdır. Bu komisyon kendisini Kürt sorununu çözüme ve Türkiye’yi demokratikleşmeye götürecek olan bir komisyon olarak görmelidir.