ANALİZ
Entegrasyon demokratik normlara dayanan ve herkesin hakları ve özgünlüklerinin anayasal güvence temelinde korunmasıdır. Tersi durum ise teslimiyet ve tasfiyenin dayatılması olmaktadır.
Birincisi inşacı olması gerekenler çağrıcı olmuş. Herkes herkese çağrı yapıyor! Oysa çağrıcı değil, inşacı olunmalıdır. İkincisi de, muazzam bir şikâyetçilik var. Ancak sözü-pratiği bir olan inşacı olabilir. Aksi demagog ve fesat kişiliğidir…
Körfez ülkeleri ve Doğu Akdeniz’e gelişmiş savaş uçakları gönderen, Türk devleti ile “Stratejik Ortaklık” anlaşması imzalayan ve Hürmüz Boğazı misyonuyla enerji çıkarlarını korumaya odaklanan İngiltere, Ortadoğu’daki sömürgeci politikasını sürdürüyor.
Sosyalizm bir seçenek olarak yaşamda belirdiğinde faşizm devreye girer. Sosyalizm seçeneği doğduğunda kastik katilin kapitalist temsilcileri sistem arayışına girer, ortaya çıkan sistemin adı faşizm olur.
Mao, “İktidar namlunun ucundadır" der. Ama namlunun ucunda sosyalizm kurulamaz. Namlunun ucunda devlet kurulur, ulus-devlet kurulur ki, bu da sosyalizm olmaz. Zaten bu tür denemeler iflas da etmiştir.
Tüm Haberler
-
-
Süreç tartışmaları ve büyüyen özgürlük mücadelesi
Süreç üzerine tartışmalar yürütmek, doğru anlamak ve pratikleşmek için önemlidir. Ancak süreç esasta bir mücadele süreci olduğuna göre, doğru yer ve zamanda sürekli eylemli olmak, başarmak açısından çok daha önemlidir.
-
Suriye’de demokrasiye yol açılır mı?
Olumlu mesajların verilmesi ve SDG’nin kendi bölgesinde kalmasının, halkı savunmasının kabul edilmesi olumlu bir gelişme. Ancak kesinleşmiş bir anlaşma yok; görüşmeler sürüyor.
-
İmralı rehin tutma mekanı oldukça barış olmaz
Soruna stratejik değil hala taktiksel baktıkları görülüyor. Barış ve kardeşlikte karar kılınmışsa Önder Apo hala İmralı'da neden rehin tutuluyor? Önder Apo ki, barışa öncülük eden, en fazla başarıya ulaşması için çalışan kişidir.
-
Gazze’den Van’a gerçekler
Gazzeli kadın ve çocukları katleden zihniyet ve siyasetle Van’da Rojin Kabaiş’i katleden zihniyet ve siyaset aynıdır. Ve bu zihniyet ve siyasetin erkek egemen iktidar ve devlet zihniyeti ve siyaseti olduğu bilinmektedir.
-
Süreci doğru sahiplenmek
Amed’ten Ankara’ya yürüyen kadınların eylemi büyük önem taşıyor. Yani hepimizin süreci doğru anlaması ve güçlü sahiplenmesi gerekiyor. Peki süreci doğru anlamak ve güçlü sahiplenmek nasıl olur?
-
Arkası gelmeyen 9 Ekimler
İlginçtir, Türk devleti 9 Ekim’i özenle seçer oldu. Bununla Kürtlere ‘Bizden kurtuluşunuz yok; hep ensenizdeyiz’ demek istiyor.
-
-
Bu nasıl hamilik ve kardeşlik?
AKP iktidarı şimdi de Özerk Yönetim ve SDG, Şam hükümetine teslim edilsin diye şart koşuyor. Görüldüğü gibi işler kardeşlik ve hukuk kuralları çerçevesinde yürümüyor.
-
-
Ecevit’in anlayamadığını anlamak
27 yıl önce Ecevit’in anlamakta zorlandığı şey, şimdi 27 yıl sonra herkes tarafından kolaylıkla anlaşılabiliyor. 27 yıl önce İsrail zorlamasıyla geliştirilen komplocu saldırının önemli bir boyutunun da Türkiye’yi hedeflediği şimdi daha iyi görülüyor.
-
Suriye’de kim bölücü?
Suriye’nin içine sınır koyan ve bölgeleri birbirinden ayıranlar mı bölücü, yoksa buna son verilmesini isteyenler mi? Pratikte Suriye’yi bölen, bazı bölgeleri kuşatan ve ambargo uygulayan taraf, geçici hükümetin kendisidir.
-
-
-
Ciddi olmak
Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü çok ciddi bir iştir ve bununla uğraşanlardan yüksek ciddiyet ister. Oyalanmak ve mevcut olanı idare etmek değil de çözümler geliştirmek istiyorsak, ciddi ve kararlı yaklaşımdan başka çaremiz yoktur.
-
Nihayet ‘Dostum Trump’la buluşacak!
Erdoğan, neden ‘Dostum Trump’ diye yaltaklanıyor? En büyük nedeni yine Kürt düşmanlığıdır. Erdoğan’ın Beyaz Saray’da yapacağı en önemli pazarlık yine Kürtlere karşı destek konusunda olacaktır.
-
Önder Apo’suz yol alınamaz
Meclis Komisyonu çözüm konusunda kararlı davranmalı ve Önder Apo’yu daha aktif rol oynayacak duruma getirmelidir. Önder Apo’nun içinde olmadığı bir çözüm olmaz. Türkiye Kürt sorununu çözmeye niyetliyse Önder Apo’yu rehin tutarak yol alamaz.
-
Yeni dünya düzeni kaosunun ortasında PKK’nin yeniden inşası
Dünyanın kaotik şiddet sarmalı içinde, halkların barış ve özgürlük ihtiyacını karşılayacak yeni bir öznenin doğuşu artık kaçınılmazdır. Adı ne olursa olsun, biçimi nasıl gelişirse gelişsin; tek gerçek şudur: PKK’nin yeniden inşası başlamıştır.
-
Şara, Suriye halkını temsil ediyor mu?
Şara, bütün Suriye halkını temsil ediyor mu? Eğer şimdi serbest bir seçim yapılsa, halkın yüzde kaçının oyunu alabilir? SDG’nin temsil düzeyinin, Şara’dan çok daha yüksek olduğu kesin.
-
-
10 Mart Mutabakatı’ndan savaş çıkarmak
10 Mart Mutabakatı’nın amacı uzlaşma ve Suriye’yi yeniden birlikte kurmaktı. Ancak şimdi, bu amacı tersine çevirerek çatışmanın ve savaşın gerekçesi yapmaya çalışıyorlar. Bunun başını da Türkiye çekiyor.
-
Muaviye’nin ipi
Açık ki Muaviyecilik dört bir yandan kıstırılmış durumdadır. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlama mücadelesine hep birden odaklanıp etkin mücadele yürütürsek, bu sefer Muaviyecilik kazanan değil, kaybeden olacaktır.
-
Kanatlı bir komutan: Mordem Çewlîk
Mordem’inki pak bir çocuğun -Alevilik’te çocuklara mahsum u pak denir ve çocukların eli öpülür- oyunuydu. O yalnızca fark eden değil fark ettiren ve fark yaratan, farkındalık oluşturan fedai bir komutandı. Çünkü bu dünyanın sahteliklerinden vazgeçmişti.
-
Büyük komutan Sofî her daim yaşayacak
Kim O’nun öldüğünü, yaşamını yitirdiğini söyleyebilir. O’nu gören, tanıyan hiç kimse buna inanmaz, inandırılamaz. Çünkü gürül gürül akan özgürlük mücadelesinin içinde ve her anındadır.
-
Kardeşe ne layık görülüyor?
Türkiye’nin Suriye’de Kürtlere düşmanlık politikasındaki ısrar değişmiş değil. Suriye’de Kürt’ü HTŞ gibi güçlere ezdirerek, katliamlardan geçirerek Kürt-Türk birliği ve kardeşliği nasıl sağlanacak? Bu soruyu sürekli sormak gerekir.